26 Aralık 2016 Pazartesi
Blogunuz İçin Oluşturabileceğiniz 14 Sayfa
Eğer daha önce Blogger’da sayfa oluşturmadıysanız ve nasıl oluşturacağınızı bilmiyorsanız eski Blogger paneline göre resimli olarak anlattığım fakat yeni panelde de çok benzer olan şu yazımı incelemenizi öneririm.
1. Hakkımda Sayfası
Çoğu blogda bulunduğunu tahmin ettiğim, blogunuz ve sizin hakkınızda bilgilerin yer aldığı en önemli sayfalardan biridir. Ziyaretçiler sıklıkla ziyaret ettiği “hakkımda sayfası” blog yazarı ve blog hakkında detaylı bilgi içermelidir. Kişi hakkımda sayfanızı ziyaret ettiğinde blogunuzun ne ile ilgili olduğu ve yazarın kim olduğu gibi sorulara net cevaplar bulabilmelidir.
Fikir almak için Blog Hocam’ın hakkımda sayfasını inceleyebilir, hakkımda sayfasını yazarken dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili yazımı okuyabilirsiniz.
2. İletişim Sayfası
İnsanların size ulaşması için tüm iletişim seçeneklerini bu sayfaya yazabilirsiniz. İletişim sayfasındaki en önemli şey bir iletişim formu olmasıdır. Ancak direkt e-mail göndermek isteyenler için e-mail adresinizi de açık bir şekilde yazabilir, sosyal medyadan ulaşmak isteyenler için sosyal medya hesaplarınızı ekleyebilir, profesyonel bir hizmet veriyorsanız telefon numarası ve adres bilgilerinizi girebilirsiniz.
Blog Hocam’ın iletişim sayfasında sadece bir iletişim formu yer aldığı için örnek olarak gösteremeyeceğim; hatta yeri gelmişken kendime bir eleştiri ile birlikte bu sayfayı güncellemem gerektiğinin notunu alayım :)
İletişim formu konusuna gelince en iyi seçenek Blogger’ın kendi iletişim formunu kullanmak. Blogger’ın kendi iletişim formunu iletişim sayfasına nasıl ekleyeceğinizi bilmiyorsanız şu yazıyı okuyabilirsiniz.
3. Gizlilik Sayfası
Özellikle AdSense yayıncıları veya AdSense başvurusu yapmayı düşünenler için önem arz eden bir sayfadır. Bu sayfada kısaca çerezlerin ve e-mail adreslerinin nasıl toplandığı, nasıl kullanıldığı ile ilgili bilgiler yer almalıdır.
Gizlilik sayfanızı oluştururken Blog Hocam’ın gizlilik sayfasını ve bu sayfayı oluştururken referans aldığım AdSense’in gizlilik politikalarını inceleyebilirsiniz.
4. Yasal Uyarılar
Blog yazarı olarak bazı yasal haklarımız olduğu kadar yasal yükümlülüklerimiz de var. Örneğin kendi oluşturduğumuz içerikler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunuyor. Diğer taraftan blogumuz nedeniyle birilerinin bilgisayarına gelebilecek zarardan da biz sorumluyuz.
İşte yasal uyarılar sayfasını bu tür uyarıları yapmanız için oluşturmanızı öneriyorum. Bu sayfada içeriklerinizin çalınmasına karşı yukarıda bahsettiğim kanundan bahsedebilirsiniz, yorumların yorumu yazan kişiyi bağladığını ve yazarın sorumluluğu olmadığını belirtebilirsiniz, dışarıya verilen bağlantılarda sorumluluğun o sitelerde olduğunu belirtebilirsiniz.
Ben bu sayfayı Kullanım Şartları adıyla oluşturmuştum ve sanırım bu da güncellemem gereken sayfalardan biri.
5. Başlangıç Sayfası
Blog Hocam’da yer almayan bu sayfa blogunuzu ilk kez ziyaret eden kullanıcılar için oluşturabilir.
İnsanlar binlerce yazısı olan bir blogu ziyaret ettiğinizde ne kadar isteseler de tüm yazıları okumaları pek mümkün değildir. Peki bir blogger olarak mutlaka okumalarını istediğiniz eski yazılarınız varsa ne yapacaksınız?
Bir başlangıç sayfası oluşturarak blogunuzu ilk kez ziyaret eden kullanıcılara mutlaka okumalarını istediğiniz yazılarınıza linkler (hatta bunu banner link olarak yapmak daha iyi) vererek önemli içerikleri kaçırmamalarını sağlayabilirsiniz.
6. Kaynaklar Sayfası
Konusu ne olursa olsun blog yazarken faydalandığınız kaynakları, araçları, siteleri, ürünleri vs. bu sayfaya yazabilirsiniz.
Affiliate marketing ile uğraşanlar bu sayfaya affiliate ürünlerini de koyabilirler ama kaynaklar sayfasının amacı insanlara fayda sağlamaktır.
Bu sayfa aynı zamanda favori sitelerinizin yer aldığı linkler sayfası olarak da kullanılabilir.
7. Reklam/Sponsorluk Sayfası
Blogunuzdan para kazanmak için AdSense veya benzeri bir programa ihtiyacınız olmadığını biliyorsunuz sanırım. Tanıtım yazıları yayınlayarak, banner reklamlar yerleştirerek, backlinkler ekleyerek de para kazanabilirsiniz.
İşte tüm bu seçenekleri ve her bir seçenek için fiyat, yerleşim yeri, yerleşim süresi gibi bilgileri reklam/sponsorluk sayfasında verebilirsiniz.
Reklam/sponsorluk sayfasını oluştururken nelere dikkat edileceği ile ilgili yazımı okuyarak ve Blog Hocam’ın reklam sayfasını inceleyerek fikir alabilirsiniz.
8. Ne Dediler Sayfası
Blogunuz veya şahsınız hakkında internette bir şeyler mi yazılıyor? Bunları ne dediler sayfasında bir araya getirebilirsiniz.
Blog Hocam’da da yer alan ne dediler sayfası aslında çok gerekli bir sayfa değil. Ben bu sayfayı iki nedenle oluşturdum. Birincisi bana karşı ön yargılı olanların ön yargılarını kırmak. İkincisi ise benden bahseden sitelere link vererek destek olmak.
9. Hizmetler Sayfası
Blogunuz aracılığı ile bazı hizmetler veriyor olabilirsiniz ve bu hizmetleri ziyaretçilere sunmak için sabit bir sayfa oluşturmak mutlaka gereklidir.
Blog tasarımı yapıyor olabilirsiniz, çeviri yapıyor olabilirsiniz, belli bir konuda eğitim veriyor olabilirsiniz. Ne şekilde olursa olsun ücret karşılığı verdiğiniz bir hizmetiniz varsa bu sayfaya hizmetlerinizi, şartları ve detayları yazabilirsiniz.
10. Konuk Yazarlık Sayfası
Konuk yazarlık yani misafir blogculuk ile ilgili bugüne kadar yeterince konuştuğumuz için ne olduğundan bir kez daha bahsetmeyeceğim.
Eğer blogunuzu yeterince güncel tutamıyorsanız, yeni blogger arkadaşlar edinmek istiyorsanız bir konuk yazarlık sayfası oluşturabilir ve blogunuza misafir olmak isteyenlerin nasıl içerikler göndermeleri gerektiğini ve nereye göndermeleri gerektiğini yazabilirsiniz.
Blog Hocam’ın misafir blogculuk sayfasında da görebileceğiniz gibi bilmeyenler için konuk yazarlık sistemini anlatmak herkes için iyi olacaktır.
11. Destek Ol Sayfası
İnsanlara çok faydalı bir blogunuz mu var? Çok sadık bir okuyucu kitleniz mi var? Ziyaretçilerinizle çok iyi bir iletişim halinde misiniz? O halde destek ol sayfası oluşturmak güzel olabilir.
Okurlarınız size çeşitli şekillerde destek olabilirler. Örneğin bir web siteleri varsa bannerınızı veya linkinizi ekleyebilirler, sosyal medya kullanıyorlarsa blogunuzu oralarda paylaşabilirler, eğer gönülleri kadar cepleri de biraz zenginse size küçük miktarlarda bağış yapabilirler, veya size sponsor olabilirler.
Blog Hocam’ın da uzun zamandır güncellemeyi ihmal ettiğim bir destek ol sayfası var. Siz de benzer bir sayfa oluşturarak insanların size nasıl destek olabileceğini yazabilir, blogunuzun gelişimini hızlandırabilirsiniz.
12. Takip Et Sayfası
Yeni bir yazı yayınladığınızda insanların bu yazıdan haberdar olması için pek çok takip seçeneği mevcut. Takip et sayfası oluşturarak bunları tek bir yerde toplayabilirsiniz. Böylece blogunuzu takip etmek isteyen kişi içlerinden kendine en uygu olanı tercih eder.
Bu sayfaya eklemeniz gereken takip seçenekleri arasında sosyal medya hesaplarınız, e-posta aboneliği, Google Friend Connect ve RSS mutlaka olmalıdır.
Çok yakında Blog Hocam’ın takip et sayfasını güncellerken detaylı bir bilgi ve bazı kodlar da blogda paylaşacağım.
13. Sıkça Sorulan Sorular Sayfası
Eğer Google’da aranan, popüler bir blogunuz varsa size çok sık sorulan soruların cevaplarını ve Google’da blogunuzla ilgili yapılan aramaların cevaplarını böyle bir sayfada toplamanızı öneririm.
Örneğin bana en çok Blog Hocam’ın ne kadara mal olduğu, temayı nereden aldığım, blogu satmayı düşünüp düşünmediğim, aylık ziyaretçi sayılarım ve aylık gelirim soruluyordu. Bunların bir kısmını S.S.S. adında bir sayfada yanıtladım. Siz de benzer bir sayfa oluşturabilirsiniz.
14. Kullanım Kılavuzu Sayfası
Bilmem farkında mısınız ama blog nedir bilmeyen insanlar bile Google aramaları sayesinde blogunuza ulaşabiliyor. Bu kişiler için bir blog kullanım kılavuzu hazırlamak iyi, olmaz mı?
Kullanım kılavuzu isminde bir sayfa oluşturup nasıl yorum yazılacağı, eski yazılara kolayca nasıl ulaşabileceği, blogu nasıl takip edeceği, arama nasıl yapacağı gibi bilgiler vermek bence çok iyi fikir. Yapılacaklar listeme bunu da ekledim :)
Son Sözler
Bir blogda olabilecek sayfalar ve bu sayfaların içerikleri ile ilgili fikir vermeye çalıştım. Blogunuzun ihtiyacına göre bu sayfalardan dilediğinizi oluşturabilirsiniz. Başka sayfa önerileriniz varsa da yorum bölümünden paylaşırsanız sevinirim.
İyi bloglar!!!
16 Aralık 2016 Cuma
2017’de Bloggerların 8 Görevi
Blogunuzun gelişmesine başarılı bir yıl geçirmesine yardımcı olacak bu kararları ve görevleri siz de uygulayabilir, blogunuzu 2017’ye hazırlayabilirsiniz.
1. Daha Fala Kişisellik
İnsanlar artık “ne, nasıl yapılır” tarzında içerikler yerine “neyi, nasıl yaptım” tarzında içerikler okumayı tercih ediyor. Bu nedenle 2017’de yazılarımıza kendimizden daha fazla şey katmalı, kendi deneyimlerimizi, kendi ağzımızdan aktarmalıyız.
Ne demek istediğimi daha net açıklamak için bazı örnekler vermek isterim. Örneğin Blog Hocam’da “hit nasıl kazanılır?” tarzında bir yazı yazmak yerine “1 ayda 5.000 hiti nasıl kazandım?” tarzında kendi deneyimimi paylaşabilirim.
Benzer örneği diğer konulardaki bloglar için de verebiliriz. Mesela bir moda blogunda “davette ne giyilir?” tarzında bir yazı yazmak yerine “xxx davetinde ne giydim?” şeklinde bir yazı yazmak okuyucunun daha çok ilgisini çekecektir.
Özetle demek istediğim yazılarınız kişisel olsun, kendinizden daha fazla şey içersin.
2. Sosyal Medya Kullanımı
Siz de benim gibi sosyal medyayı çoğunlukla yazılarınızın linklerin paylaşmak için kullananlardan mısınız? Öyleyse 2017’de bu alışkanlığımızdan vazgeçip daha verimli ve daha amacına uygun kullanmanın zamanı.
Öncelikle 2017’de daha fazla sosyal mecra keşfetmeye çalışalım. Facebook, Twitter, Google+ gibi ana mecraların daha daha niş sosyal paylaşım siteleri, forumlar ve topluluklar bularak bunlara kayıt olalım.
Sosyal medyada blog tanıtımı yapmaya ve blog yazılarımızın linkleri paylaşmaya tabi ki devam edeceğiz ama 2017’de buna ek olarak hedef takipçi sayısını arttırmaya, blog konunuzla ilgili önemli hesapları takip etmeye, hem mevcut, hem de potansiyel okurlarınızla etkileşim kurmaya yönelik adımlar da atmalıyız.
3. İçerik Kalitesi Ve Sıklığı
Sanırım benim en zorlanacağım görev bu. Yanlış anlaşılmasın işin kaliteli içerik oluşturma kısmında sıkıntı yok, hatta o konuda kendime güvendiğimi söyleyebilirim. Ancak sorun içerik sıklığı. Zira kaliteli içerikler oluşturmak için ciddi bir mesai harcamanız gerekiyor ve ne yazık ki ben bu iş için yeterli vakit ayıramıyorum.
Ben artık yazıyı yazmaya başladığım gibi o an bitirmeye çalışmak yerine farklı bir yöntem deneyeceğim 2017’de. Yazıya başlamadan önce bir taslak çıkaracağım ve o taslak doğrultusunda her gün yazabildiğim kadar yazıp yazıyı 3-4 günde tamamlayacağım.
Haftada günde bir detaylı ve kaliteli içerik yayınlamak bence uygundur. Sizler de kaliteden ödün vermeden, yazmış olmak için yazmadan, blogunuzu güncel tutmanın yollarını arayın, farklı yöntemler geliştirmeye çalışın.
4. Yeni Yöntemler
Motivasyonunuz düştüğünde veya blog yazmaktan sıkılmaya başladığınızda yapılacak en güzel şey bazı değişikliklere gitmektir. Bazen tasarım değişikliği, bazen blog yazma yöntemlerinizdeki değişiklik, bazen gelir yöntemlerinizdeki değişiklikler sizi yeniden heyecanlandırabilir.
Ben de Blog Hocam’ın tasarımında küçük birkaç değişiklik yapmayı düşünüyorum 2017’de. Bunun yanı sıra yeni bir takım özellikler ve hizmetlerle hem kendi heyecanımı yeniden harekete geçirmeyi, hem de okuyucuya farklı bir şeyler sunmayı düşünüyorum.
Siz de yeni bir şeyler deneyin ve fark yaratın, ilgi çekin. Örneğin bir podcast yayını başlatabilir, ziyaretçi etkileşimini arttıracak küçük oyunlar yaratabilir, blogunuza yeni özellikler ekleyebilirsiniz.
5. Kullanıcı Deneyimi
2017’de blog genelinde yapacağım yeniliklerde ön planda tutacağım şey kesinlikle “kullanıcı deneyimi” olacak. Size de kullanıcı odaklı değişiklikler yapmanızı öneririm.
Örneğin blogunuzun mobil versiyonunu geliştirebilir, tasarımda kullanıcının ihtiyacı olan öğeleri öne çıkarabilir, ziyaretçilerinizin aradığı içeriğe kolay ulaşmasını sağlayacak eklentiler ekleyebilir, bazı özel sabit sayfalar oluşturabilirsiniz.
Bu doğrultuda ben özellikle arşiv sayfasında ve eklenti yerleşiminde kullanıcılara yönelik önemli düzenlemeler yapmayı düşünüyorum.
6. Temizlik
Blogunuz minimum 1 senedir yayında ise temizliğe ihtiyacınız olabilir. Blog Hocam’ın 5. yılını doldurmaya az kaldığını düşünürsek benim ciddi bir temizlik operasyonuna girmem gerekecek :)
Temizlikte yapılacaklara değinmem gerekirse işe öncelikle eski yazılarınızdan başlayabilirsiniz. Mesela ben çalışmayan eklentileri güncellemeyi, eski yazılarımdan yeni yazılarıma linkler vermeyi, bozuk linkleri kaldırmayı planlıyorum.
Yapılacak bir başka temizlik de sabit sayfalarda. Bu sayfalardaki bilgileri güncellemeyi ve linkleri kontrol etmeyi unutmayın.
7. Blogger İlişkileri
Blog Hocam’ın konusu itibariyle blog yazarlarıyla çok sık yazışıyorum. Fakat fark ettiğim kötü bir taraf var ki bloggerlarla iletişimim soru cevaptan öteye geçmiyor. Yeni yılda hem uzun süredir tanıdığım blogger arkadaşlarımla hem de blog dünyasına yeni katılan hevesli arkadaşla daha fazla iletişim kurmak istiyorum.
Blogger ilişkilerine sizin de önem vermenizi öneririm. Zira blog dünyasında yalnız yürümek çok zor. Arkadaşlar edinin, onlarla iletişim kurun, yazılarını paylaşın, yorum yazın, mesaj gönderin. Fakat tüm bunları çıkar için değil gerçekten arkadaşlık kurmak için yapın.
Üstelik blogger arkadaşlarınız olduğunda blog dünyası çok daha keyifli hale geliyor v blog yazmaktan daha çok zevk almaya başlıyorsunuz.
8. Misafir Blogculuk
Blog dünyasına giren çoğu bloggerı misafir blogculuk yani konuk yazarlık kavramıyla tanıştıran biri olarak son zamanlarda bu sistemi çok ihmal ettiğimin farkındayım. Halbuki Blog Hocam’ın gelişmesinde ilk yıllarda yazdığım misafir yazıların büyük katkısı olmuştu.
2017’de daha fazla bloga misafir olacağım ve diğer bloggerları Blog Hocam’da misafir etmek için daha çok çaba sarf edeceğim.
Blogunuza ziyaretçi çekmek ve backlink kazanmak için en iyi yöntem olan misafir blogculuğu henüz denemediyseniz 2017’de ilk görevlerinizden biri bu olmalı bence
Son Sözler
Bu yazı 2016’nın son yazısı değil ama yeri gelmişken tüm blogger arkadaşlara keyifli, kazançlı ve başarılı bir yıl geçirmesini dilerim. Lütfen düşüncelerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin.
İyi bloglar!!!
29 Kasım 2016 Salı
Blog Dünyasında Hayatta Kalma Kılavuzu
Blog dünyasına giren her blogger adayı ziyaret ettiği eski, arşivi kalabalık, kendi çapında tanınmış blogları görünce aklından hep şu düşünceyi geçirir: “Keşke ben de blogumun 1.2.3… vs yaş gününü kutlayabilsem.”
Fakat bunu gerçekleştirmek ne yazık ki her zaman mümkün olmuyor. Hem kendimden hem çevremdeki blogger arkadaşlarımdan gözlemlediğim kadarıyla uzun ömürlü bir bloga sahip olmak istiyorsanız bin bir zorlukla dolu blog dünyasında hayatta kalma mücadelesi vermeli yani bir SURVIVOR olmalısınız.
Gözlemlerim ve deneyimlerim doğrultusunda blog dünyasında hayatta kalmanızı sağlayacak bazı önemli konuları paylaşmak isterim. Türlü blog girişimlerinde bulunup bir süre sonra vazgeçen arkadaşlara faydalı olmasını ümit ederim.
1. İyi Olduğunuz Bir Konu Seçin
İlk ve en önemli adım blogunuzu açmadan önce hangi konuda blog yazacağınıza karar vermektir. Doğru konu seçimi blogun ömrü ile doğru orantılıdır.
Blogunuzun uzun ömürlü olmasını istiyorsanız mevcut veya potansiyel kitlenizin beklentilerini karşılayabilecek içerikler üretmeniz ve bunda devamlılık sağlamanız gerekiyor. İşte bu nedenle bilgi sahibi olduğunuz, ilgi duyduğunuz ve insanların ilgisini çekmesi muhtemel konularda blog yazmalısınız.
X konusunda yayın yapan bloglar çok tutuyor diye hiç bir donanıma sahip olmadan o konuda blog yazma eğilimi var bazı arkadaşlarda. Bence en büyük hata bu. Sen hangi konuda iyiysen o konuda yaz. Belki ilk olacaksın, belki ileride insanlar senden feyz alacak.
Örneğin ben Blog Hocam’ı açtığım dönem ne blog yazarlığı bu kadar popülerdi, ne de ana konusu blog yazarlığı olan bir blog vardı.
2. Mor İnek Olun
Mor inek lafını hakaret veya başka bir şey algılamayın lütfen. Aranızda bilenler mutlaka vardır fakat bilmeyenler için ünlü yazar ve blogger Seth Godin’in farklılaşmak üzerine yazdığı çok satan bir kitabı olduğunu hatırlatalım.
Mor inek olmaktan kastedilen şey tek renk ineklerin arasında mor inek olarak dikkat çekebilmek. Seth Godin bu teoriyi iş dünyası için öne sürse de blog dünyasında başarılı olmak için de göze çarpmanın farklı bir yolunu bulmanız gerekiyor.
Blogosfer oldukça kalabalık. Rakiplerinizin sayısı ve güçleri fazla. Bu güçlü rakiplerin arasından sıyrılmak, başarılı olmak, insanların dikkatini çekmek, sürüden ayrılmak istiyorsan FARKLILAŞACAKSIN!
Nasıl mı? Bunu siz bulacaksınız. Rakibiniz olan hiç bir blogda bulunmayan bir tasarım öğesi olabilir, bir yazı türü olabilir, konuya bakış açısı olabilir, yazım dili olabilir, ziyaretçilere sunduğunuz ayrıcalıklar olabilir. Olay tamamen hedef kitlenizi ne kadar tanıdığınıza ve ne kadar yaratıcı olduğunuza bağlı.
3. Sık, Düzenli Ve Planlı Yazın
Bir blogda içeriklerin kalitesi kadar güncelliği de önemli elbette. Evet kaliteli ve özgün içerikler çıkarmak uzun zaman alıyor farkındayım ama pek çok nedenle güncelliği sağlamalısınız.
İlk neden okur trafiği. İnsanlar blogunuzu çeşitli kanallarla takip edecekler ve her yeni yazınızda o yazını okumak için blogunuzu ziyaret edecekler. Bu da demek oluyor ki ne kadar çok yazı, o kadar çok trafik.
Diğer önemli neden ise arama motorları. Blogunuzda ne kadar çok kaliteli yazınız olursa arama motorlarının dizinlerinde o kadar fazla içeriğiniz yer alacak. Yani aramalardan gelen ziyaretçi her yazınızla birlikte daha da artacak.
Kaliteden ödün vermeden olabildiğince fazla içeri oluşturun fakat bunları belli bir plan ve düzen dahilinde yayına alın. Örneğin boş bir gününüzde oluşturduğunuz 10 içeriği arka arkaya pat pat diye paylaşmak yerine bunları haftalara dağıtın. Haftada 2 yazı paylaşsanız blogunuzun 5 haftalık içeriği hazır demektir :)
4. Reklamınızı Yapın
Bir blog sahibi olduktan ve yazılarınızı yazdıktan sonra oturup insanların blogunuzu ziyaret etmelerini beklerseniz açık söyleyeyim daha çok beklersiniz. Blog yazmaya vakit ayırdığınız kadar blogunuzun ve yazılarınızın tanıtımına da vakit ayırmalısınız.
Blog reklamı yapmanın ücretli ve ücretsiz yolları var. Ücretli reklam yöntemlerinden en etkilileri Google AdWords reklamlarını kullanarak blogunuzun konusuyla ilgili aramalarda blogunuzu çıkarmak ve popüler sitelerden ücret karşılığı süreli banner ve tanıtım yazıları almaktır.
Eğer ben ücretsiz tanıtım yapmak istiyorum derseniz ciddi bir efor harcamanız gerek. Öncelikle yazılarınızın Google aramalarında üst sıralarda çıkması için backlink almaya yönelik çalışmalar yapmalısınız. Bir süre sonra Google’dan hatırı sayılır hitler almaya başlarsınız.
Bunun dışında diğer bloglardaki yazılara yorum yazmak, konuk yazarlık sistemini kullanmak ve sosyal medyada aktif olmak diğer etkili ücretsiz reklam yöntemlerinin başlıcalarıdır.
5. Blogger Arkadaşlar Edinin
Blog dünyasında tek başına hayatta kalmaya çalışmak gerçekten zor iş. Pek çok konuda size fayda sağlamanın ötesinde blog yazmayı daha keyifli hale getirmek için mutlaka insan ilişkilerine yatırım yapmalısınız.
Burada bahsettiğim şey sırf çıkar için diğer blog yazarlarıyla iletişim kurmak değil elbette. Gerçek arkadaşlıklardan bahsediyorum. Yazılarını beğendiğiniz insanları takip edin, onlarla iletişime geçin, kendi yazılarınızda onlardan bahsedin, beğendiğiniz içeriklerini paylaşın vs.
Bir süre sonra karşılıklı paylaşımlar ve etkileşimlerden o kadar çok keyif alacaksınız ki hem blogunuz daha çabuk gelişecek hem de blog dünyası sizin için daha keyifli bir yer haline gelecek.
Unutmayın en etkili backlink ve trafik kaynağı sizin blogger dostlarınızdır!
6. Olaya Profesyonelce Yaklaşın
Çoğumuz blog yazmayı hobi olarak görüyor ve bu şekilde başlıyorsunuz. Ancak henüz fark etmediyseniz bilmenizi isterim ki bloglar dijital pazarlamanın tam göbeğinde bulunan popüler mecralar. İster istemez bir süre sonra bazı fırsatlar karşınıza çıkacak, çıkmazsa da neden çıkmıyor diye düşüneceksiniz.
Bu nedenle işi en baştan sıkı tutmak, ciddiye almak ve olaya profesyonelce yaklaşmak en doğrusu. Blogunuzun tasarımından tutun da içeriklerine kadar her alanda profesyonel olmaya gayret edin. Gerekirse masraf edin ama insanlar blogunuzu ziyaret ettiğinde o kaliteyi görsünler.
Bu tür bloglara hem okurların, hem ajansların, hem markaların, hem de reklam verenlerin ilgisi çok daha fazla oluyor.
Son Sözler
Ben de bu yollardan geçmiş bir blogger olarak yeni başlayan arkadaşlara vaktim el verdiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. Çoğu kişi de blog yazmaya yeni başladığını ve kendisine yol göstermemi istiyor. Sanırım bu yazı yeni başlayan arkadaşlara yol gösterecek nitelikte bir yazı oldu.
Kendi deneyimlerim ve gözlemlerin sonucun da yazdığım bu yazı ve konu ilgili düşüncelerinizi, sorularınızı, fikirlerinizi lütfen yorum bölümünden yazın. Ben yetişemesem bile yorumunuzu okuyan diğer blogger arkadaşlar sizi yanıtlayacaktır.
Blog dünyasına yeni giren tüm arkadaşlara hayatta kalma mücadelesinde başarılar ve keyifli bloglar dilerim.
18 Ağustos 2016 Perşembe
Blogger'da Font Awesome Kullanımı
Font Awesome Nedir?
Font Awesome, vektörel ikonların font olarak bir araya geldiği, @font-face özelliğiyle çalıştığı için kullanımı oldukça kolay olan açık kaynaklı bir font/ikon kütüphanesidir.
Kısacası font awesome herkesin kullanımına açık olan bir font yani yazı tipi topluluğudur. Fakat bildiğimiz fontlarda harfler ve rakamlar varken font awesome’da ikonlar vardır.
Font Awesome Kullanmanın Avantajları Nelerdir?
Yukarıdaki tanımda da okuduğunuz üzere font awesome’ı kullanmaktaki amaç eski tip .jpg, .png, .gif grafik ikonlarının yerine daha hızlı, modern ve basit karakter ikonları göstermektir. Grafik ikonlar yerine font awesome ikonları kullanmanın avantajları kısaca şunlardır:
- Blogda kullanacağınız ikonlar grafik olmadığı için sayfanın açılması daha hızlı olacaktır.
- Font awesome ikonları hiçbir optimizasyona gerek duymadan mobil cihazlara uyacaktır.
- Çok geniş bir ikon paketi mevcut olduğundan sadece basit bir HTML kodu kullanarak yüzlerce ikondan ücretsiz faydalanabileceksiniz.
- İkonlar birbiriyle uyumlu olduğundan ve hepsi aynı familyadan geldiğinden görsel açıdan şık olacaktır.
Blogger’da Font Awesome Nasıl Kullanılır?
Font awesome ikonlarını Blogger’da kullanmanız için yapmanız gereken ilk şey font awesome dosyasını tanıtmak tır. Bunun için Şablon > HTML’yi Düzenle diyerek <head> kodunun altına şu kodu eklemelisiniz:
<link href="//maxcdn.bootstrapcdn.com/font-awesome/4.2.0/css/font-awesome.min.css" rel="stylesheet" />
Şimdi font awesome'ın ikon kütüphanesini ziyaret ederek kullanmak istediğimiz ikonun üzerine tıklayalım ve o ikona ait kodu alalım. Örnek olarak ben futbol topu ikonunu seçtim ve bu ikonu blogda göstermek için yapmam gereken tek şey o ikona ait HTML kodunu istediğim yere eklemek. Futbol topu ikonunun kodu şu:
<i class="fa fa-futbol-o"></i>
Bunu kodu eklediğimizde elde ettiğimiz sonuç ise şu:
Futbol topu örneğinden devam edelim. Futbol topu ikonunu daha farklı boyutlarda kullanmak istediğimizi düşünelim. Bunun için mevcut koda çok küçük bir ekleme yapacağız. Farklı ikon boyutları için odlar şu şekilde:
<i class="fa fa-futbol-o fa-lg"></i>
<i class="fafa-futbol-o fa-2x"></i>
<i class="fa fa-futbol-o fa-3x"></i>
<i class="fa fa-futbol-o fa-4x"></i>
<i class="fa fa-futbol-o fa-5x"></i>
Ortaya çıkan sonuç ise şu şekilde:
Örneklerle devam ediyoruz. Şimdi de yine font-awesome'ın nimetlerinden faydalanarak sosyal ikonlardan bir yatay menü yapalım. Bunun için kullanacağımız kod şu şekilde olmalı:
<a href="#"><i class="fa fa-facebook fa-lg"></i></a>
<a href="#"><i class="fa fa-twitter fa-lg"></i></a>
<a href="#"><i class="fa fa-instagram fa-lg"></i></a>
<a href="#"><i class="fa fa-google-plus fa-lg"></i></a>
<a href="#"><i class="fa fa-linkedin fa-lg"></i></a>
<a href="#"><i class="fa fa-pinterest fa-lg"></i></a>
<a href="#"><i class="fa fa-youtube fa-lg"></i></a>
<a href="#"><i class="fa fa-rss fa-lg"></i></a>
Ortaya çıkan sonuç ise şu şekilde:

İkonlarının renginin yeşile döndüğünü fark ettiniz sanırım. Bunun nedeni sosdyal takip hesapları için ikonlara link vermem ve Blog Hocam'da tüm linklerin renginin yeşil olarak tanımlanmış olması. Sizin blogunuzda linkler kırmızı ise ikonlar da otomatik olarak kırmızıya dönüşecektir.
Fakat font awesome ikonlarını CSS ile istediğiniz gibi kontrol edebilirsiniz. Örneğin her ikonu farklı renk yapabilirsiniz. Bunu da bir örnekle gösterelim isterseniz. Bunun için her bir class için stil kodu tanımlamamız yeterli olacaktır:
<a href="#"><i class="fa fa-facebook fa-lg"></i></a><style>.fa-facebook{color:#3b5998}</style>
<a href="#"><i class="fa fa-twitter fa-lg"></i></a><style>.fa-twitter{color:#00aced}</style>
<a href="#"><i class="fa fa-instagram fa-lg"></i></a><style>.fa-instagram{color:#125688}</style>
<a href="#"><i class="fa fa-google-plus fa-lg"></i></a><style>.fa-google-plus{color:#dd4b39}</style>
<a href="#"><i class="fa fa-linkedin fa-lg"></i></a><style>.fa-linkedin{color:#007bb5}</style>
<a href="#"><i class="fa fa-pinterest fa-lg"></i></a><style>.fa-pinterest{color:#cb2027}</style>
<a href="#"><i class="fa fa-youtube fa-lg"></i></a><style>.fa-youtube{color:#bb0000}</style>
<a href="#"><i class="fa fa-rss fa-lg"></i></a><style>.fa-rss{color:#ff6600}</style>
Ortaya çıkan sonuç ise şu şekilde:
Aynı örnek üzerinden devam edelim. Font awesome yardımıyla gadget olarak ekleyebileceğimiz bir sosyal takip eklentisi yapalım. Bunun için yukarıdaki örnekte kullandığımız ikonları alt alta sıralayalım ve yanlarına da takip seçeneklerini yazalım. Bunun için kodu şu şekilde düzenliyoruz:
<ul class="fa-ul">
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-facebook fa-lg"></i>Facebook</li></a><style>.fa-facebook{color:#3b5998}</style>
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-twitter fa-lg"></i>Twitter</li></a><style>.fa-twitter{color:#00aced}</style>
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-instagram fa-lg"></i>Instagram</li></a><style>.fa-instagram{color:#125688}</style>
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-google-plus fa-lg"></i>Google+</li></a><style>.fa-google-plus{color:#dd4b39}</style>
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-linkedin fa-lg"></i>LinkedIn</li></a><style>.fa-linkedin{color:#007bb5}</style>
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-pinterest fa-lg"></i>Pinterest</li></a><style>.fa-pinterest{color:#cb2027}</style>
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-youtube fa-lg"></i>YouTube</li></a><style>.fa-youtube{color:#bb0000}</style>
<li><a href="#"><i class="fa-li fa fa-rss fa-lg"></i>RSS</li></a><style>.fa-rss{color:#ff6600}</style>
</ul>
Ortaya çıkan sonuç ise şu şekilde oluyor:
Kodlarda değişiklikler yaparak ve Font Awesome resmi sitesindeki dökümanlar ile örneklerden faydalanarak bu ikonlardan çok güzel çalışmalar yapabilirsiniz.
28 Nisan 2016 Perşembe
AdSense'den Yeni Sayfa Düzeyi Reklamlar
Sayfa Düzeyi Reklamlar Nedir?
Mobil cihazlarda internet kullanımı arttıkça çoğu reklam ağı buna uygun çözümler üretmesine rağmen AdSense’den bugüne kadar böyle bir hamle gelmemişti. Sonunda AdSense yayıncısı olan web sitelerinin mobil versiyonları için sayfa düzeyi reklamlar adı altında bir çözüm sundu Google bize.
Sayfa düzeyi reklamlar normal adsense reklamlar birimlerinin aksine sadece sitenizi mobil cihazlardan ziyaret edenlerde görülür. Bu nedenle AdSense’in sayfa başına 3 reklam birimi kuralı kapsamında değillerdir. Yani sayfanızda 3 adet reklam olsa bile sayfa düzeyi reklamları kullanabilirsiniz.
- Sabit/Yer Paylaşımlı Reklamlar
Bu reklam türü ekranın alt tarafında sabit bir kutu şeklinde gözükür ve sayfa aşağı yukarı kaydırıldığında aynı yerinde sürekli kalır. Köşesindeki X işareti sayesinde ziyaretçiler dilediğinde bu reklam kutusunu kapatabilirler.
- Vinyet Reklamlar
Bu reklam türü ise sitenizdeki bir sayfadan başka bir sayfaya geçiş yapıldığına tam ekran olarak gözükür ve istenildiğinde “Reklamı Geç” diyerek atlanabilir.
Sayfa Düzeyi Reklamlar Nasıl Oluşturulur? Blogger’a Nasıl Eklenir?
Sayfa düzeyi reklamların ne olduğunu anladınız sanırım. Şimdi gelelim bu reklamların kodunu oluşturmaya ve Blogger’a eklemeye.
1. Adım: AdSense hesabınıza giriş yaparak Reklamlarım > Sayfa Düzeyi Reklamlar yolunu takip edin ve eklemek istediğiniz reklam türlerini aktifleştirin. Ardından alt taraftaki Kodu Al butonuna basarak verilen kodu kopyalayın.
2. Adım: Kodu kopyaladığınız şekilde Blogger’a eklemeye çalışırsanız hata mesajı alırsanız ve kodu ekleyemezsiniz. Bunun için öncelikle küçük bir convert işlemi yapmamız gerekiyor. Şuradaki AdSense reklam dönüştürücüye kopyaladığınız kodları yapıştırarak Convert Ad Code butonuna basın. Convert edilmiş kodlar Blogger’a ekleyeceğimiz kodlar. Bu şekilde eklersek hata mesajı ile karşılaşmayız.
3. Adım: Blogger kumanda panelinize giriş yaparak Şablon > HTML’yi Düzenle yolunu takip edin ve kopyaladığınız convert edilmiş reklam kodlarını <head> kodunun hemen altına ekleyin ve şablonu kaydedin.
Sayfa Düzeyi Reklamların Çalışıp Çalışmadığını Test Etme
Sayfa düzeyi reklamların sadece uygun zamanlarda ve uygun cihazlarda göründüğünü yukarıda hatırlatmıştım. Bu nedenle yukarıdaki tüm işlemleri yapmanıza rağmen reklamlar görüntülenmeyebilir. Bu durumda reklamların çalışıp çalışmadığını test etmek isterseniz mobil cihazın tarayıcısını açın ve adres satırını blogunuzun URL’sini sonuna /#googleads ekleyerek yazın. Örneğin: bloghocam.blogspot.com#/googleads
Blogunuzu bu şekilde ziyaret ettiğinizde üst tarafta bir test kutucuğu çıkacaktır. Burada yükleme bittikten sonra sekmeler arasında geçiş yaparak her iki reklam türünün de çalışıp çalışmadığını test edebilirsiniz. Vinyet reklamları test etmek için gösterilen linklerden birine tıklamanız gerektiğini hatırlatırım.
Son Sözler
AdSense sayfa düzeyi reklamlar ile ilgili söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Umarım faydalı olabilmişimdir. Tüm AdSense yayıncılarına bol kazançlar, henüz AdSense yayıncısı olamayanlara ise bol şans dilerim.
Bu arada sayfa düzeyi reklamları kullanıp kazancınıza etkisini gözlemledikten sonra sonuçları yorum bölümünden paylaşırsanız sevinirim.
4 Mart 2016 Cuma
Konuk Yazarlık Rehberi
Tüm bunları gerçekleştirmenize çok büyük faydası olacak harika bir yöntem var: Konuk Yazarlık (Nam-ı diğer Misafir Blogculuk)
Tabi bu sistemden fayda sağlamak için konuk yazarlık süreci doğru planlamalı, doğru yönetmelisiniz. Bu yazıyla da size konuk yazarlık sistemini doğru bir şekilde nasıl yöneteceğinizi anlatmaya çalışacağım.
1. Adım: Konuk Yazarlık Excel Tablosu
Blog araştırması yapmaya başlamadan önce elinizin altında basit bir excel tablosu olmasını mutlaka öneririm. İşinizi çok kolaylaştıracaktır. İsterseniz benim Google dökümanlar ile oluşturduğum aşağıdaki basit tabloyu kullanabilirsiniz.
Bu tabloya konuk yazar olarak içerik göndereceğiniz blogları seçmenizi kolaylaştırması açısından bazı önemli metrikleri ekledim. Hepsini doldurmak, azaltmak veya çoğaltmak sizin elinizde.
Şimdi tablodaki metriklerden ve nasıl dolduracağınızdan bahsedelim.
- Blog Yazarı: İlgili blogun sahibinin veya yazarının ismini mutlaka not alın. Kendisiyle iletişim kurarken “admin, hocam, kardeş, birader” gibi hitaplar yerine isim kullanmak ciddiye alınmanızı sağlayacaktır.
- Blog URL: Buraya ilgili blogun adresini yazın.
- E-Mail: Buraya ilgili biliyorsunuz ilgili blogun veya blog yazarının e-mail adresini yazın. Eğer blogda açıkça paylaşılmlış bir e-mail adresi yoksa iletişim formunun olduğu sayfanın URL’sini de yazabilirsiniz.
- Takipçi: Buraya fikir vermesi açısından çeşitli mecralardaki takipçi sayılarını toplayıp yaklaşık bir sayı yazabilirsiniz. Örneğin GFC izleyici sayısı, Feedburner abone sayısı, Facebook, Twitter, Google+, Instagram gibi hesaplarındaki takipçi sayılarını toplayın.
- Alexa: Buraya ilgili blogun Alexa sıralamasını yazın. Blogun popülaritesini görmek açısından fikir sahibi olabilirsiniz. Bir sitenin yerel ve global Alexa sıralamalarını görmek için tarayıcınızın adres satırına http://www.alexa.com/siteinfo/blogadresi yazmanız yeterli. Örneğin BH’nin Alexa verilerini buradan görebilirsiniz
- PageRank: Artık eski önemini kaybetse de adettendir diye buraya ilgili blogun PageRank değerini girin. Fayda faydadır :) Bir sitenin PageRank değerini öğrenmek için şu aracı kullanabilirsiniz.
- Trust Flow: Güvenilir sitelerden ilgili bloga verilen linklere tıklanma sayısıyla ilgili bir güven metriğidir.
- Citation Flow: İlgili blogdan bahsedilme sayıları ile ilgili bir metriktir. TF ve CF benim önem verdiğim metriklerdir. Bir sitenin TW ve CF değerlerini öğrenmek için şu aracı kullanabilirsiniz.
- Genel Puan: Şuana kadar ki değerlerden yolarak ilgili blogu değerlendirecek ve buraya belirlediğiniz bir puanı yazacaksınız. Örneğin değerleri çok yüksek bloglar 5 puan verip değer düştükçe 4-3-2-1 diye gidebilirsiniz. Önceliğinizi belirlemek için bu puanlamayı öneririm.
- İletişim Kuruldu Mu?: Konuk yazar olmak istediğiniz bloglara karar verdikten sonra henüz mail göndermediğiniz için bu alanlara hayır yazın. İletişim için özenli mailler yazıp ilgili kişiye gönderdikten sonra burayı evet yazabilirsiniz.
- Yanıt: İletişim mailleri gönderildikten sonra buraya bekleniyor yazın. Gelen yanıta göre burayı olumlu veya olumsuz olarak değiştireceksiniz. Eğer hafta geçmesine rağmen cevap gelmediyse yeni bir mail daha yazın ve kişinin sosyal medya hesaplarından gönderdiğiniz maile yanıt beklediğinizi söyleyin. Hala cevap yoksa boş verin gitsin.
Konuk yazarlık tablonuz hazır olduğuna göre artık blog araştırması yaparak tabloyu yavaş yavaş doldurmaya geçebilirsiniz. “Konuk yazar olacağım blogları nasıl bulacağım?” diyorsanız bunun için her yolu deneyeceksiniz . Başlayalım :)
- Google Araması: Bazı bloglar konuk yazarlık sistemini aktif olarak kullandıklarından bloglarında böyle bölümler açıyorlar. Google’da “yazar ol , yazı gönder, konuk yazar, konuk yazarlık, misafir blogculuk” gibi aramalar yaparak çıkan sonuçlar arasında size uygun bloglar olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
- YazarKafe: Bumerang bloglarından sadece platin üyelerin içeriklerini gönderebildiği YazarKafe ‘de içerik paylaşan blogları ziyaret ederek uygun bloglar olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
- Google Keyword Araması: Hedef anahtar kelimeler belirleyip Google’da “keyword blog” veya “keyword bloglar” şeklinde aramalar yaparak çıkan sonuçları inceleyebilir, uygun bir blog olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
- Dmoz: Dünya’nın en prestijli dizini olan DMOZ’de onlarca kategori arasında dolaşarak uygun blog olup olmadığına bakabilirsiniz.
- Forumlar: Çeşitli forumlarda veya topluluklarda konu açarak konuk yazarlıktan, belirlediğiniz kriterlerdeki bloglara konuk yazar olmak istediğinizden bahsedebilir, ilgilenenlerin cevap yazmasını isteyebilirsiniz.
- Kendi Blogunuz: Aynı forumlardaki gibi kendi blogunuzda bir post hatta sabit bir sayfa ile konuk yazarlık sisteminden ve belirlediğiniz kriterlerdeki bloglara konuk yazar olmak istediğinizden bahsedebilirsiniz.
3. Adım: İletişime Geçin
Şimdi konuk yazar olmaya karar verdiğiniz bloglarla iletişime geçme zamanı. Çok sayıda mail göndereceğiniz için elinizin altında bir mail şablonu bulundurmanız ve sadece belirli yerleri değiştirerek mailleri hazır hale getirmek işinizi kolaylaştıracaktır.
Mailinizin okunması, ciddiye alınması ve yanıtlanmasını istiyorsanız özenli ve açıklayıcı bir mail oluşturmalısınız. Bunun için dikkat etmeniz gereken bazı hususlar var;
- Düzgün bir hitap şekli ve yazı dili kullanın. Laubali ve gayri ciddi cümleler kurmayın.
- Gerekiyorsa konuk yazarlığın ne olduğundan, size ve o kişiye neler kazandıracağından kısaca bahsedin.
- Nasıl bir içerik göndereceğiniz hakkında kısa ve etkili bilgiler verin.
Merhaba ……… Bey/Hanım,
…….. blogunuzu keyifle okumakta ve eğer mümkünse blogunuza konuk yazar olarak katkıda bulunmak istemekteyim.
Konuk yazarlık hakkında kısaca bilgi vermek gerekirse; size özel hazırlanmış, SEO uyumlu, tamamen özgün, ………. konulu içeriği uygun bir tarihte yayınlanmak üzere size göndermek istiyorum. Siz benzersiz ve kaliteli bir içerik kazanırken ben de izin verdiğiniz ölçüde yazının 1-2 yerine veya yazını altında künye bölümüne kendi blogumun linkini yazarak kendimi okuyucularınıza tanıtma fırsatı bulacağım.
Eğer ilgilenirseniz en size özel içeriği incelemeniz ve uygun bulmanız halinde yayınlamanız için size göndermek isterim.
Olumlu veya olumsuz yanıtınızı bekliyorum.
İyi çalışmalar
……………
4. Adım: İçerik Hazırlayın
Yazınızın kabul edilmesi için özenli ve olabildiğince harika bir içerik hazırlamanız gerektiğini hatırlatmama gerek yok sanırım.
- Öncelikle varsa blogun konuk yazarlık sayfasında belirtilen kurallara, yoksa mail trafiğinde sizden istenen ve mütabakata vardığınız kurallara mutlaka uymalısınız.
- Yazınız, ilgili blogun konusuna ve hedef kitlesine uygun bir konuda olmalı ve daha önce bir benzeri yayınlanmamış olmalı.
- Yazı içerisinde ilgili blogun diğer içeriklerine link vermek yazarın hoşuna gidecektir. Deneyebilirsiniz.
- Yazıya ekleyeceğiniz görselin lisans haklarına mutlaka dikkat edin, lisans sorunu olmayan görseller kullanın.
- Yazıyı yazmadan önce blogdaki diğer yazıları ve yorumları inceleyin. Blog takipçilerinin tarzı ve neye ilgi gösterdikleri konusuna fikir verebilirsiniz. Yazı dilini buna göre seçersiniz.
- Yazının sonuna bir künye (yazar hakkında) bölümü koyun. Burada 2-3 cümle ile kendinizi tanıtarak blogunuza ve eğer mümkünse 1-2 sosyal medya hesabınıza link verin. Örneğin;
Yazar Hakkında: Bu yazı; blog yazarlığı, blogger geliştirme, SEO, sosyal medya, dijital pazarlama konularıyla ilgilenen ve içerik üreten Serdar Kara tarafından yazılmıştır. Yazarın diğer yazılarını kişisel blogu olan Blog Hocam’da okuyabilirsiniz.
Yazınız yayınlandıktan sonra yazınıza elbette sahip çıkmanız gerekir. Zaman zaman kontrol ederek linklerde ve içerikte bir değişiklik yapılıp yapılmadığını kontrol edin. Ayrıca yazının yorumlarına abone olarak gelebilecek muhtemel yorumları yanıtlayın.
Bu yazınızı da kendi blogunuzda yayınladığınız yazılar gibi sosyal medya hesaplarınızda paylaşın ve mümkünse blogunuzun “hakkımda” veya uygun herhangi bir sayfasına koyun. Başka bir blogda olsa bile o içeriği siz ürettiniz ve o içerik sizin bir nevi referansınız.
1 haftalık, 1 aylık, 3 aylık gibi belli periyotlarda Google Analytics verilerinize bakarak hangi yazınızdan daha fazla trafik geldiğini kontrol edin. Böylece verimsiz blogları ayıklayarak bir daha onlara içerik göndermekle uğraşmazsınız :)
Blog Hocam’a Konuk Yazar Olabilirsiniz
Konuk yazarlık yaparak blogunuz hit, SEO, takipçi gibi sorunlarına nasıl bir çözüm bulacağınızı anlatmaya çalıştım. Blog araştırması yapmaya başlamadan önce ilk konuk yazarlık deneyiminizi Blog Hocam’da yaşayabilirsiniz. Blog değerleri fena değildir :)
Blog yazarlarını ilgilendireceğini düşündüğünüz her hangi bir konudaki yazınızı Word dosyasına veya direkt maile yazarak bloghocam@gmail.com adresine gönderebilirsiniz.
16 Şubat 2016 Salı
Domain Nereden, Nasıl Alınır? Nelere Dikkat Edilmelidir?
Domain yani alan adı seçimi konusunda dikkatli davranmalısınız çünkü blogunuzun alan adını canınız her istediğinde değiştiremezsiniz. Teknik olarak belki mümkün ama alan adı değiştirmek size ziyaretçi, Google sıralaması ve itibar kaybı olarak geri döner. Bu nedenle alan adınızı bir kez, dikkatli bir şekilde seçin ve blogunuz bundan sonraki yaşantısına hem o alan adıyla devam etsin.
Domain (alan adı) seçerken dikkat edilmesi gerekenler
1. Çok uzun olmamalı
Blogunuzun ismi ile aynı alan adına sahip olmak zorunda değilsiniz. Blogunuzun ismi çok uzun olsa bile alan adınızı daha kısa tutmanız akılda kalıcılık ve paylaşımlarda kolaylık nedeniyle önemlidir.
2. Telaffuzu kolay olmalı
Telaffuzu kolay domainler daha akılda kalıcı, paylaşılmaya daha müsait ve markalaşmak için daha uygundur. Örneğin telefonda bir arkadaşınıza blogunuzun adresini söylerken hiçbir karışıklığa mahal vermeyecek, karşınızdakinin tk söyleyişte kolayca anlayaağı bir domain tercih etmelisiniz.
3. Anahtar kelime içermesi önemlidir
İlk iki faktör daha çok psikolojik faktörlerdi. Bu ise SEO faktörü. Domainde hedef anahtar kelime geçmesi, o blogun konusu direkt belli ettiği için arama sonuçlarında büyük avantaj sağlar. Eğer mümkünse hedef anahtar kelimeyi içeren bir domain tercih edin. Örneğin moda ile ilgili bir blogunuz varsa domainde moda kelimesinin geçmesi moda aramalarında size fayda sağlar.
4. Sicili temiz bir domain seçin
Alan adı satın alırken o alan adının almaya uygun olması, daha önce kullanılmadığı anlamına gelmez. Bu alan adı daha önce başka kişiler tarafından kullanılmış, Google’dan ve AdSense’den ban yemiş olabilir. Bu nedenle alan adını almadan önce sicilini araştırmanızı şiddetle öneririm. Bunu nasıl yapabileceğinizi yazının devamında okuyabilirsiniz.
5. Mümkünse Com uzantı tercih edin
Bir alan adının .com, .net, .org gibi uzantıları pek çok uzantısı olabilir. Bazıları ucuz olduğu için .xyz gibi garip alan adlarını satın alabiliyor. Fakat bilinmesi gerekir ki .com uzantılı domainler her zaman daha fazla trafik getirir ve psikolojik olarak daha etkilidir. Tabi eğer bütçeniz varsa tüm uzantılarını almanız ve taklitlerinize karşı önlem almanız iyidir
6. Sadece harf içerisin
Blogunuzun isminin “moda kalbi” olduğunu düşünün. Sırf iki kelimeli diye araya – koyarak moda-kalbi.com şeklinde bir domain almanız gerekmez. Bunun yerine bitişik olanı yani modakalbi.com tercih etmelisiniz. (Böyle bir site gerçekten var mı yok mu bilmiyorum. Örnek vermek için şuan uydurdum :)) Ayı şekilde domainlerde 1,2,3 gibi rakamları da kullanmanızı önermem.
Bir domainin geçmişi nasıl araştırılır?
Yukarıdaki kriterler doğrultusunda bir alan adına karar verdikten sonra bu alan adının sicilini araştırmamız gerektiğini söylemiştim. Bunun için şu işlemleri yapabilirsiniz:
- Banned Check: Bu aracı kullanarak her hangi bir web sitesinin AdSense veya Google tarafından ban yiyip yemediğini kontrol edebilirsiniz. Yapmanız gereken şey sayfanın alt tarafındaki kutuya domaini yazıp submit butonuna basmak.
- Wayback Machine: Bu aracı kullanarak her hangi bir sitenin yıllar önce bile kaydedilmiş hallerini görebilirsiniz. Böylece alacağınız domainin daha önce nasıl bir site için kullanıldığını, kötü bir izlenimi olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
Blogger İçin Alan Adı (Domain) nereden ve nasıl alınır?
Domain almak için GoDaddy, İsimtescil ve IHS gibiyerli ve yabancı pek çok aracı firma var. Fiyatlar da hemen hemen aynı. Fakat ben kullanım kolaylığı ve Blogger’a kolayca uygulanması nedeniyle IHS’den alan adı satın almanızı öneririm. Zira satın aldığınız alan adını Blogger blogunuza uygulamayı da IHS üzerinden anlatacağımı belirtmek isterim.
IHSden domain satın almak için şu adımları izleyin:
1. IHS ana sayfasına giderek almak istediğiniz alan adını sorgulatın..
2. Alan adı müsait ise sepete ekleyin.
3. Kaç yıllığına alacağınızı seçip devam edin.
4. IHS üyeliğini tamamlayıp ödeme yöntemini seçin ve satın alma işlemini tamamlayın.
Gerekli bilgiler ve detaylar e-mail adresinize gönderilecektir.
Artık bir alan adınız ver önümüzdeki günlerde yayınlayacağım detaylı bir yazı ile bu alan adını blogunuzda nasıl kullanacağınızı öğreneceksiniz.
18 Eylül 2015 Cuma
Etkileyici Başlıklar Yazmanın 5 Püf Noktası
Bu yazıda dikkat çekici, etkileyici, merak uyandıran ve muhtemelen yazınızın daha fazla okunmasını sağlayacak bir başlığın nasıl yazılacağıyla ilgi yaptığım araştırma ve edindiğim deneyimleri paylaşacağım.
Dikkat Çekici Bir Başlık Nasıl Yazılır?
Yazı başlıkları genelde ihmal edilir, akla gelen ilk cümle ile doldurulur. Halbuki başlık üzerinde fazlasıyla düşünülmeli, her bulunan başlıktan sonra kendi kedine “acaba ben bu başlığı görsem yazıyı okumak için tıklar mıydım?” sorusu sorulmalıdır.
Geçtiğimiz günlerde hakkında bir yazı yazdığım inbound marketing ve content marketing ile ilgili slideshare sunumlarını, infografikleri ve blog yazılarını okuduğumda sektörün içerisindeki insanların başlık yazma konusunda nasıl detaylı araştırma yaptığını gördüm ve sonuçları sizinle de paylaşmak istedim.
1. Sayı Kullanın
Başlıklarda sayı kullanmak bir kural değil elbette ama yapılan araştırmalar konusu ne olursa olsun sayı kullanılan başlıkların daha çok dikkat çektiği ve daha fazla tıklandığını söylüyormuş. Gelin bir örnek verelim:
- İyi blogger olmanın yolları
- İyi blogger olmanın 13 yolu
Bu iki başlıktan hangisi sizin dikkatinizi daha fazla çekti? Bence de başlıklarda sayı kullanıldığında okuyucuyu daha fazla cezbediyor. Sanırım sizce de öyle.
2. İlginç Sıfatlar Kullanın
Zahmetsiz, özenli, eğlenceli, ücretsiz, inanılmaz, temel, kesin, garip sıfatları yazı başlığında ismin önüne elediğinizde okuyucuda bıraktığı etki artacaktır.
- Blogger temaları
- Eşsiz blogger temaları
Örnekte gördüğünüz gibi sıfatlar insanların ilgisini fazlasıyla çekiyor.
3. Özgün Kelimeler Kullanın
Özgün kelimeler derken kullanın derken sizden edebiyatçı gibi davranmanızı istemiyorum merak etmiyorum :) Çoğumuzun kullandığı “şey” diye bir kelime var. Yazı başlıklarında şey yerine nedenler, ilkeler, gerçekler, dersler, fikirler, sırlar gibi daha özgün kelimeler kullanın.
- Sizi daha iyi bir blogger yapacak 5 şey
- Sizi daha iyi bir blogger yapacak 5 sır
Gördüğünüz gibi başlık hem daha profesyonel bir şekle bürünüyor hem de okuyucunun ilgisini çok daha fazla çekiyor.
4. Soru Sorun
Ne, neden, nasıl, ne zaman gibi kelimeler tetikleyici kelimelerdir. Üstelik insanlar genellikle Google ve diğer arama motorlarında soru sorarak arama yaparlar. Böylece başlığınız hem kullanıcı, hem de Google dostu olur.
- Blog trafiğini arttırma
- Blog trafiği nasıl arttırılır?
İçeriğiniz aynı olmasına rağmen başlığı ikinci örnekteki gibi soru cümlesi olarak yazdığınızda arma motorlarından gelen ziyaretçinizde de artış olacaktır.
5. Vaatte Bulunun
Okuyucuya yeni bir şey mi öğreteceksiniz? Daha önce hiç yapmadığı bir şeyi mi yaptıracaksınız? Bunu başlıkta belirtin.
- Ziyaretçi sayısını arttıran taktikler
- Bu taktiklerle ziyaretçi sayınız artacak
Gördüğünüz gibi ikinci örnekte okuyucuya bir vaatte bulunmuş oluyorsunuz. Bu oldukça etkileyici bir yöntem gibi gözüküyor. Tabi abartıya kaçmamak koşulu ile.
Son Sözler
Yazı başlıkları, onca emekle hazırladığınız içeriğin ziyaretçi tarafından okunup okunmayacağını belirleyen en önemli faktör. Bu nedenle yukarıda paylaştığım püf noktalarının da yardımıyla yazı başlıklarınıza daha fazla kafa yormanızı öneriyorum.
Faydalı olması dileğiyle…
11 Eylül 2015 Cuma
Güncel Blog Sitesi Olmak Zor Zanaat
Blog sitelerinde genellikle karşılaştığım 3 farklı senaryo var. Bu senaryolar kısaca şöyle:
Senaryo 1 (%70) : Blog sitesi büyük bir hevesle açılır. İlk 3-4 ay her gün bir veya birkaç içerik girilir. Zamanla ziyaretçi, yorum gibi bloggerı motive eden şeylerin eksikliğiyle içerik girme sıklığı azalır ve bir süre blog ya kaderine terk edilir ya da silinip yeni bir blog daha oluşturulur.
Senaryo 2 (%29): Blog sitesi yine büyük bir hevesle açılır ama daha planlı hareket edilir. Yaklaşık 3-4 sene blog güncelliğini korur ve giderek büyümeye devam eder. Blogda her şey yolundadır ama bloggerın hayatında ciddi değişiklikler olmuştur. Okul/iş/evlilik/çocuk/hastalık gibi nedenlerle blog geri plana atılmıştır.
Senaryo 3 (%1): Bu senaryoda bloga bir web sitesinden çok bir girişim gözüyle bakılır, ona göre yatırım yapılır. Bu senaryodaki blogların sahipleri neredeyse tüm mesailerini blogları için harcalar. İnternet onların yaşam tarzıdır ve geçimlerini bu yolla sağlarlar.
Kabul ediyorum 3 numaralı senaryoyu yaşamak bizim gibi boş zamanlarında blog yazanlar için hiç realist değil ama 2 numaralı senaryo ile 3 numaralı senaryo arasında kendi senaryomu yaratabiliriz bence. Nasıl mı?
Sorun belli, bazı nedenlerden dolayı blogu güncel tutamamak… O halde blogu güncel tutmak için yapabileceklerimizi tartışıp bu sorunu ortadan kaldırmaya çalışalım.
#1 Zaman Yönetimi
Zaman yönetimi; üreticiliği ve verimliliği arttırmak amaçlı olarak, belirli aktiviteler üzerinde harcanan zamanı bilinçli bir şekilde kontrol etme yöntemidir. Hepimizin zamanı kısıtlı olduğuna ve bu zamanı doğru kullanmak/yönetmek zorunda olduğumuza göre zaman yönetimi konusunda kendinizi gelişmeniz blogunuza daha fazla vakit ayırmanız ve ayırdığınız vakti daha efektif kullanmanız anlamına gelir. Zaman yönetimiyle ilgili şuradaki ve şuradaki kaynakları incelemenizi öneririm.
#2 İçerik Takvimi
Bloggerların kötü alışkanlıklarından biridir düzensiz içerik yayınlamak. Şöyle ki; bazen hiç içerik üretemediğiniz günler olurken bazı günler 4-5 içerik üretebiliyorsunuz. Böyle zamanlarda o içerikleri hemen yayınlamak yerine basit bir içerik takvimi oluşturup her içeriği yayınlayacağınız tarihi önceden belirlemeniz blogunuzu güncel tutacaktır. Üstelik içerik takvimine sadık kalma psikolojisi sizi daha fazla içerik üretmeye itecektir. Şuraya ve şuraya yüklediğim basit içerik takvimi örneklerini kullanabilirsiniz.
#3 Daha Fazla Teknoloji
Hemen hepimiz masaüstü bilgisayarlarda veya dizüstü bilgisayarlarda blog yazıları yazıyoruz ve siteyi güncelliyoruz. Teknolojinin geldiği bu noktada tablet bilgisayarlardan ve akıllı telefonlardan da destek alabiliriz. Kabul ediyorum bu cihazlardaki uygulamaları kullanarak blog düzenlemek ve güncellemek zor ama elbette bu işin en önemli kısmı içerik üretme k yani yazmak. Pek tabi bilgisayardan uzak olduğumuzda bu cihazları kullanarak içerik yazabiliriz.
#4 Güncel Konuları Takip
Bir blog sitesini güncel tutamamanın nedenleri arasında ilk sıraya vakit ayıramamayı koyarsak yazacak konu bulamamayı ikinci sıraya koyabiliriz. Bu yüzden blogunuzun konusuyla ilgili güncel olayları takip edip blogunuz için güncel yazı fikirleri bulabilirsiniz. Üstelik güncel konular arama motorlarında çok fazla arandığından trafiğinize de büyük katkı sağlar.
#5 İçerik Satın Alma
Kişisel yazan, okuyucu kitlesi oturmuş, kendine has tarzı olan bloglara kesinlikle önermesem de para kazanmak adına blogunu güncel tutmak isteyen kişiler çeşitli içerik ajansları veya freelance içerik yazarlarıyla irtibat kurarak cüzi fiyatlara blogları için yazı yazdırabilirler. Bu kişilere tüm webmaster forumlarından ulaşabilirsiniz.
#6 Bloga Yazar Atama
Tek başınıza blogunuza yeteri kadar vakit ayıramıyor ve güncel tutamıyorsanız birileriyle iş birliği yapmak iyi fikir olabilir. Kendini kitlelere tanıtmak isteyen fakat blog girişimleri başarısızlıkla sonuçlanan bloggerlar blogunuza yazar olma fikrine sıcak bakabilirler.
#7 Misafir Blogculuk
Blogunuza konuk yazar kabul etmek de güncel blog olabilmek için en iyi çözümlerden biri. Tabi seçici davranarak blog yazılarınızdaki kalite standardını düşürmeden. Bunun için blogunuzda bir misafir blogculuk veya konuk yazarlık sayfası oluşturup diğer bloggerların görebileceği şekilde ön plana çıkarabilirsiniz.
Son Sözler
Güncel blog olmak düşünüldüğü gibi her güncel konunun paylaşılması değildir. Güncel blog sitesi okuyucularına aynı standartta ve aynı ölçüde düzenli içerik sunmaktır. Bunu başarıp hem kullanıcıların hem markaların ilgi odağındaki blog olmak da her baba yiğidin harcı değil.
Siz aynı blogu ne zamandır yazıyorsunuz? Güncel tutmak adına neler yapıyorsunuz? Yorum bölümünden paylaşırsanız sevinirim.
26 Mayıs 2015 Salı
Çalınan İçeriğin Aramalarda Daha Üst Sırada Çıkması
Blog yazarlığının ne kadar keyifli bir iş olduğunu kendi içeriğini yazan, okuyucularıyla iletişim kuran, blogger arkadaşlarıyla sohbet eden herkes bilir. Fakat her yerde olduğu gibi blog dünyasında da bazı kirli işler dönüyor. Blog dünyasında gerçek bloggerları en çok kızdıran olayların başında ise onca emek harcayarak oluşturdukları içeriğin izinsiz kopyalanması ve başka bloglarda yayınlanması geliyordur. Hele bir de o kopya içerik Google aramalarında orijinalinden üst sıralarda çıkıyorsa söz konusu içeriği yazan bloggerın çıldırması içten değildir.
Dünyada kaç tane web sitesi, bu sitelerde kaç tane sayfa var bilmiyorum ama en saçma aramalarda bile Google’da binlerce sonuç çıktığını düşünürsek Google’ın ve Google ekibinin ne kadar zor bir işi olduğunu anlayabiliriz sanırım.
Google en doğru ve en iyi sonucu kullanıcıya vermek için yayıncılardan yani biz içerik oluşturanlardan faydalı ve özgün içerikler oluşturmamızı istiyor. Yayıncıları buna teşvik etmek için de kaliteli içerikleri hiçbir backlink veya ekstra SEO çalışmasına gerek kalmadan üst sıralarda çıkarıyor. Fakat bu devasa web dünyasında Google’ın da bazı hatalarını ve gözden kaçırmalarını anlayışla karşılamalıyız. Zira Google’ın arama sonuçlarındaki kaliteyi arttırmakla görevli webspam ekibinin başındaki isim Matt Cutts bu tür aksaklıklar olabileceğinden bahsetmişti ve hakkınızın yendiğini düşündüğünüzde durumu Google’a bildirmek için bir araç geliştirmişti.
İçeriğiniz çalındıysa ve çalınan o içerik arama sonuçlarında sizin içeriğinizden üst sıralarda çıkıyorsa Google’ın Scraper Report aracını kullanarak şikayette bulunabilir ve durumun düzeltilmesin isteyebilirsiniz. Bunun için şu sayfaya giderek formu aşağıda tariflediğim şekilde doldurabilirsiniz:
Formu doldururken anlamayacağınız tek yer üçüncü sıradaki kutucuğa ne yazacağınız olabilir. Dolayısıyla buna bir örnek vermek istiyorum.
Kopya içeriğin “blogger” diye arandığınızda sizin içeriğinizden üst sırada çıktığını var sayalım. Google’da arama kutusuna blogger yazarak bir arama yapın ve arama tamamlandıktan sonra tarayıcının adres satırındaki urlnin tamamını kopyalayarak formdaki üçüncü kutucuğa yapıştırın.
İtiraz formunu doldurduktan sonra Google bunun hemen değerlendirileceği ve işleme alınacağı ile ilgili garanti vermiyor. Hırsızlık mağduru olarak yapabileceklerimiz sınırlı olduğu için denemekte fayda var. Aranızda bu aracı daha önce kullananlar ne sonuç aldığını yorum bölümünden paylaşırlarsa diğer blogger arkadaşlara ışık tutmuş olurlar.
22 Mayıs 2015 Cuma
AdSense’den Neden Ban Yedim Ve Banı Nasıl Kaldırdım?
Farkettiniz mi bilmiyorum ama bir süre önce Blog Hocam’daki Adsense reklamları kaybolmuştu. Adsense reklamlarının gözükmesi gereken yerlerde boşluk vardı. Ne olup bitiyor, sorun nedir diye Adsense hesabıma giriş yaptığımda Adsense reklamlarının devre dışı bırakıldığı yazıyordu ve sebep olarak da kopyalanmış içerik gösteriliyordu :)
Siz de benim gibi şaşırdınız değil mi? Benim gibi içerik üretmeye bu kadar önem veren bloggerın blogunda kopyalanmış içerik nedeniyle reklamların devre dışı bırakılması ilginç :) Fakat ortada bir gerçek vardı Blog Hocam 4 yıllık hayatında ilk kez Adsense’den BAN yemişti!!
Adsense’den Neden Ban Yedim?
Adsense hesabımda politika ihlalleri bölümüne baktığımda yukarıda da bahsettiğim gibi kopyalanmış içerik ihlalinin saptandığı yazıyor, bununla birlikte kopya içeriğe ait olduğunu sandığım bir örnek url ve sorun kimliği diye bir numara vardı.
Bahsi geçen url benim yazıma ait bir url değildi. Blog Hocam’da yayınladığım misafir yazılardan birine aitti. Genellikle misafir yazı yayınlamadan önce yazının daha önce başka br mecrada yayınlanıp yayınlanmadığını muhtelif araçlarla kontrol ederdim fakat bu yazıyı atlamış olmalıyım ki böyle bir problemle karşılaştım.
Adsense Ban’ı Nasıl Kaldırdım?
Artık hastalığı teşhis etmiştim ve sıra tedaviye gelmişti.
1. İlk olarak söz konusu içeriği blogumdan sildim.
2. Ardından Google Webmasters Tools’a girerek Google Dizini > URL’leri Kaldır bölümünden sildiğim bu urlnin Google dizininden kaldırma yönünde bir istekte bulundum.
3. Şu adrese giderek politika ihlalini düzeltmek adına içeriği sildiğimi ve bundan sonra aynı sorunun tekrarlanmaması için önlem aldığımı belirten bir bildirimde bulundum.
4. Ve mutlu son! Ertesi gün Adsense’den aşağıdaki maili aldım.
Bu AdSense maceramı sizinle paylaşmak istedim. Başınıza benimki gibi bir durum gelirse panik olmaya ve endişelenmeye gerek yok. Benim izlediğim adımları izleyerek AdSense reklamlarını tekrar göstermeye başlayabilirsiniz.
Söz Sizde
Blogu AdSene’den banlanan ve bu banı kaldıran blogger arkadaşların başından geçen AdSense maceralarını ve banı kaldırmak için yaptıklarını okumak isteriz.
15 Mayıs 2015 Cuma
Bloglarda Görsellik Ve Ziyaretçiye Etkisi
Blog dediğimizde çoğumuzun aklına yazılar, makaleler, cümleler, kelimeler geliyor doğal olarak. Fakat bu demek değil ki yazmakla her şey bitiyor. Blogger olarak üzerinde durmamız gereken önemli bir konu da blogun görselliği ve ziyaretçi üzerinde bıraktığı etki. Müsadenizle açıklayayım…
Şuradan inceleyebileceğiniz, üniversite tarafından yapılan bilimsel bir çalışmaya göre sitenize giren yeni bir ziyaretçi 50 milisaniye gibi bir sürede siteniz hakkında bir fikir sahibi oluyor. İşte bu kadar kısa sürede ziyaretçide olumlu bir etki bırakmanın tek bir yolu var; GÖRSELLİK. Aksi taktirde ziyaretçi onca emekle yazdığınız birbirinden değerli içerikleri okumadan blogunuza veda edebilir.
Normal hayatta da böyle değil midir zaten? Dünyanın en lezzetli yemeklerinin yapılığı bir restoran sahibi olsan da eğer dışarıdan bakıldığında virane gibi görünen bir mekan, kırık dökük sandalyeler, üstü başı kirli bir personelin varsa kimse içeri girip menüye bile bakmayacaktır.
Blogunuzun Görünümü Hakkında Feedback Alın
Blogunuzda çok beğendiğiniz bir tema kullanıp, bunu istediğiniz şekilde düzenlemiş olabilirsiniz. Sizin beğenmeniz şüphesiz ki önemlidir ama burada ön planda tutmanız gereken şey ziyaretçilerin görüşüdür. Zira tarafsız ve gerçekçi yorumlarla sizi en doğru yönlendirecek kişiler onlardır. Bunun da çeşitli yolları var.
1. Bir post hazırlayarak ziyaretçilerin yorum bölümünden blogundan görselliği ile ilgili fikirlerini paylaşmalarını isteyebilirsiniz. Bu yöntem eski ve düzenli okuyucularınızdan feedback almak için önerilir.
2. Blogunuzun kenar çubuğuna, görünür bir yere bir anket ekleyerek, ziyaretçilerden hızlı geri bildirim alabilirsiniz. Bu yöntem blogunuzu nadir veya ilk kez ziyaret eden kullanıcılardan feedback almak için önerilir.
3. Çeşitli forumlarda veya online topluluklarda ilgili bölümlerde konu açarak diğer bloggerların, tasarımcıların veya kullanıcıların fikirlerini öğrenebilirsiniz. Bu yöntem blogunuzu daha önce hiç ziyaret etmemiş fakat deneyim sahibi kişilerden feedback almak için önerilir.
Bloglarda Ziyaretçiyi Etkileyen Görsel Faktörler
Blogunuzu görsel olarak geliştirmek için üst düzey bir tasarımcı veya programlayıcı olmak zorunda değilsiniz. Üstelik burada bahsettiğim şey kusursuz bir tema bulmak da değil. Ücretsiz online araçlardan ve internetteki faydalı kaynaklardan yararlanarak yapacağınız ufak tefek değişiklikler ziyaretçiye olumlu bir izlenim bırakmak için yeterlidir.
- Renk: Blogunuzda kullanacağınız renkler konunuzu, tonunuzu, tarzınızı yansıtmalıdır. Yanlış renk kullanımı okuyucunun gözünü yoracağı gibi blogunuzu hemen terk etmelerine yol açabilir. Blogunuza uygun renk kombinasyonları seçmek için faydalanabileceğiniz bazı ücretsiz araçlar; Color Lovers – Colord – Color Combos – Adobe Color
- Fotoğraflar: Blog yazılarınızda ve blogunuzun muhtelif yerlerinde kullanacağınız fotoğrafların kalitesi ve dikkat çekiciliği de blogunuzu görsel açıdan geliştirebilir. Bunun için her zaman yüksek kaliteli (HD) ve göz alıcı fotoğraflar kullanmanızı öneririm. Bu tür fotoğrafları ücretsiz indirebileceğiniz 15 kaynağı toparladığım yazım size faydalı olabilir.
- Tipografi: Blog tasarımında en sık yapılan hatalardan biri de font kullanımı. Farklı olmak adına okunması zor yazı tipleri ve orantısız yazı boyutları kullanmak ziyaretçiyi kaçırabilir. Eğer siz de aldığınız fedbacklerde böyle bir şikayet ile karşılaştıysanız tipogafi kullanımınızı gözden geçirin.
- CSS: Blogunuza basit ve küçük CSS kodları ekleyerek dikkat çekici ve çık sonuçlar elde edebilirsiniz. Bu konuda internette pek çok kaynak bulabileceğiniz gibi benim de sık kullandığım CSS 3 Maker benzeri araçları kullanabilirsiniz.
Söz Sizde
Siz bir blogu ilk kez ziyaret ettiğinizde blogun görselliği sizi ne kadar etkiliyor? Sırf kötü tasarımı olduğu için terk ettiğiniz blog oldu mu? Blog Hcam’da sizi en çok rahatsız eden görsel öğe ne? Fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.
9 Şubat 2015 Pazartesi
Blogunuz İçin İdeal Yazı Yayınlama Zamanı
Sosyal medya ile ile ilgili takip ettiğim yerli ve yabancı kaynaklarda çokça paylaşılan bir infografik dikkatimi çekmiş, kafamı kurcalarmıştı. Paylaşılan infografik ve postlarda bloglar, Facebook, Twitter gibi sosyal platformlarda paylaşım yapılacak en iyi gün ve saatlerden bahsediliyordu. Fakat ben bu konuyla ilgili denk geldiğim her paylaşımın altına bu bilgiye katılmadığım ve doğru bulmadığım yönünde yorumlar bırakmıştım. Çünkü her blogun, sosyal medya hesabının konusu, takipçi kitlesi, demografisi vs birbirinden çok farklı. Dolayısıyla bu konuya bir standart getirmeyi doğru bulmuyorum.
Peki her blogger kendi blogu için en ideal yazı yayınlama gün ve saatini nasıl belirleyebilir?
%100 isabetli olmasa bile bunun bir yolu var. Google Analytics ile blog yazılarınızı yayınlamak için ideal gün ve saati tespit edebilirsiniz. Bunun için özel bir rapor oluşturmalısınız. Haydi başlayalım…
1. Adım: Google Analytics’e giriş yaparak sayfanın üst tarafındaki Özelleştir linkine tıklayın.
2. Adım: Açılan sayfada Yeni Özel Rapor butonuna tıklayın ve özel rapor oluşturma işlemine başlayın.
3. Adım: Şimdi detaylı ayarların yapılacağı sayfadayız. Burada Başlık yerine raporunuza ait bir isim yazın. Örneğin ben “BH İdeal Zaman” yazdım.
4. Adım: Metrik Grupları bölümünden metrik ekle diyerek Kullanıcılar > Oturum metriğini ekleyin.
5. Adım: Ayrıntılı Detay İnceleme bölümünde boyut ekle diyerek Zaman > Haftanın Günün Adı ve Günün Saati boyutlarını ekleyin.
6. Adım: Son olarak Görünümler kısmından hangi blog için bu raporu uygulayacağınızı seçerek Kaydet butonuna tıklayın.
7. Adım: Açılan sayfada sağ üst bölümden raporu hangi tarihler için göstermek istediğinizi seçtikten sonra sayfanın alt tarafında blogunuza hangi gün ne kadar giriş yapıldığını göreceksiniz.
8. Adım: En çok ziyaretçi gelen günü öğrendk. Şimdi sıra saatte. Bunun için pazartesi yani Monday’e tıklıyorum. Burada hangi tarih ve saatte ne kadar ziyaretçi girdiğini görebiliyoruz. Burada son 2 hane saati gösteriyor. Ekran görüntüsünü incelediğinizde Blog Hocam’a en çok ziyaretçinin saat 16’da geldiğini görebilirsiniz.
Sonuç olarak Blog Hocam için en ideal yazı yayınlama tarihinin Pazartesi günleri ve saat 16:00 civarı olduğunu istatistiksel olarak görebiliyorum. Aynı yöntemi kullanarak siz de kendi blogunuz ideal yazı yayınlama zamanını öğrenebilir hatta benzer yöntemi diğer etriklere uygulayarak blogunuz hakkında başka detaylara da ulaşabilirsiniz.













