Dekorasyon bloglarına olan ilginin farkındaydım ama bu zamana kadar kullanıcıların beklentilerini karşılayacak bir dekorasyon bloguna denk gelmemiştim. Ta ki https://evduzenleme.com/ ile karşılaşıncaya kadar.
Bu yazıda tanıtacağım blog olan “Ev Düzenleme” gerek içeriği, gerek yönetimi, gerek tasarımıyla oldukça profesyonel ve tüm bloggerların örnek alacağı başarılı bir blog.
Evduzenleme.com Hakkında
Banyo dekorasyonu ve mutfak dekorasyonu başta olmak üzere iç tasarım ve dekorasyon fikirlerinin yer aldığı sitede dünyanın her terinden ilham veren yazılar ve fotoğraflar bulabiliyorsunuz.
Bayan kullanıcıların çok ilgi gösterdiği kendin yap (DIY), ev dekorasyonu gibi konularda oldukça zengin içeriği ile internetin en başarılı bloglarından biri olan Evduzenleme.com’un sade tasarımı, ilgi çekici konu başlıkları ve düzenli içeriği gibi özellikleri başka konularda yayın yapan bloggerların bile inceleyip feyz alabilecekleri türden.
Kendin yap bölümünde oldukça ilginç, evde kendiniz uygulayabileceğiniz pratik ipuçları, fikir ve öneriler var.
Evinin tasarımını yenileyecekler ve düzenleyecekler için banyo, mutfak, çocuk odası, salon gibi bölümler için örmek tasarımlar ve fikirler oldukça faydalı olabilir.
Sitede dekorasyon ve tasarım koleksiyonlarının yanı sıra yine bayanların ilgi gösterdiği örgü bölümü de mevcut.
Dekorasyon ve iç mimariye ilgisi olan kişiler, ilgili bölümlerde okuyan öğrenciler ve evini dekore etmeyi düşünen kişiler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir site.
Çocuktan sonra 2+1 eve sığmayan, 3+1 daire bakan ve bu dairenin dekorasyonu konusunda fikir arayışında olan ben saatlerce siteden çıkamadım :) Tasarım, içerik ve proje fikri olarak değerlendirdiğinizde siz site ilgili ne düşünüyorsunuz?
Şubat 2017’de 5. yılını dolduracak olan Blog Hocam’ın bu günlere gelmesinde en büyük pay şüphesiz takipçilere ait. Ben ne kadar içerikler oluştursam, yazılar yazsam da sizlerin ilgisi ve desteği olmasa 5 yıl boyunca blogu ayakta tutamazdım.
Her neyse lafı çok uzatmayacağım. Blog Hocam’ın 5. yaşı için bir etkinlik düzenleyip çeşitli hediyeler vermek istiyordum ki hediyelik ürünler satışı yapan Hediye Sepeti firması benimle irtibata geçti. Bu fikri düşüncemi kendileri ile paylaştığımda ise sağ olsunlar bu etkinliğe sponsor olmayı ve 5. yılımızda 5 kişiye çeşitli hediyeler vermeyi kabul ettiler.
Hediyeler Neler?
Başlıkta da belirttiğim gibi Blog Hocam’ın 5. yaşında 5 kişiye çekilişle hediye vereceğiz. Vereceğimiz hediyelerin kişiye özel, unisex olmasına ve yaklaşan sevgililer gününe de hitap etmesine özen gösterdik.
1. Saatli Ahşap Foto
İstediğiniz ve sizin göndereceğiniz bir fotoğraf 1,5cm kalınlığındaki masif ahşap üzerine işlenir. 22x30cm ölçülerindedir. 3,5cm çapında gömme saat içerir. Masa üzeri ve duvara kullanımı için aparatları vardır.
2. Ahşap Foto
İstediğiniz ve sizin göndereceğiniz bir fotoğraf 1,5cm kalınlığında masif ahşap üzerine yakılarak işlenir. Ürün 22x30cm ölçülerindedir. Masa ayağı ve duvara asma aparatı ile birlikte gönderilir.
3. Mini Ahşap Foto
İstediğiniz ve sizin göndereceğiniz bir fotoğraf 1,5cm kalınlığında masif ahşap levhaya yakılarak işlenir. Ürün 16x22cm ölçülerindedir. Dikey fotoğraflarınız için dikey, yatay fotoğraflarınız için yatay olarak hazırlanır.
4. Kanvas Tablo
İstediğiniz ve sizin göndereceğiniz fotoğrafın işşleneceği ürün 25x25cm ölçülerindedir. Masa ayağı ve duvara asma aparatı ile birlikte gönderilir.
5. Kahve Kupası
Seçtiğiniz bir renk ile sulu boya efekti verilmiş, üzerine istediğiniz bir ismin yazıldığı tasarım harikası bir kupa.
- Çekilişe katılmak için yapmanız gereken tek şey aşağıdaki metni kopyalayarak Facebook, Twitter veya Google+ hesaplarınızda herkese açık olarak paylaşmak. Her bir platformda yapacağınız paylaşım için 1 katılım hakkı kazanacaksınız. Yani metni Facebook, Twitter ve Google+ paylaşırsanız 3 katılım hakkınız olacak.
- Çekiliş metnini paylaştıktan sonra yapmış olduğunuz paylaşımın urlsini yani linki yorum bölümünden paylaşmanız yeterli olacaktır. Kazanmanız durumunda size bu url üzerinden ulaşacağız.
- Adaletsizlik olmaması için pasif ve takipçi sayısı düşük hesaplardan yapılan katılımlar dikkate alınmayacaktır.
- Çekiliş metnini paylaştıktan sonra yorum bölümünden bunu bize şu şekilde bildirdiğinizde katılımınız tamamlanacaktır.
- Sosyal medya hesaplarınızda paylaşacağınız çekiliş metni ise şu şekildedir. Bu metni kopyalayıp hiçbir değişiklik yapmadan paylaşmanız gerekmektedir.
#çekiliş Hediyesepeti.com ’dan 5 kişiye harika hediye https://goo.gl/Dgk34r
Çekiliş Sonuçları
Çekilişe katılım 1 Şubat 2017 tarihine kadar devam edecektir. Katılım süresi ona erdikten sonra web tabanlı bir uygulama olan random.org aracı ile yapılacak çekiliş video olarak kaydedilerek katılımcılarla paylaşılacaktır.
Çekilişte ismi ilk 5 sırada çıkan kişiler buradaki sıraya göre ilgili hediyeyi kazanacaklardır. Aynı kişiye birden fazla hediye çıkması durumunda düşük sıradaki ödülü yedek (6.) kişiye verilecektir.
Special Thanks To :)
Yazıyı sonlandırırken 5 yıl boyunca beni yalnız bırakmayan takipçilerime, ara sıra uğrayan kullanıcılara, reklam veren site/firma sahiplerine çok teşekkür ederim.
Bir özel teşekkür de bu çekilişe sponsor olan Hediye Sepeti’ne. Sevgiliye hediye konusunda uzman olan ve birbirinden güzel sevgililer günü hediyeleri satan Hediye Sepeti’ne çok teşekkür eder, başarılar dilerim.
ÇEKİLİŞ SONUCU
Katlım sonuçlandı ve kazananlar belli oldu.
1. Annenin Güncesi (Saatli ahşap foto) 2. Zehra Ertuğru (Ahşap foto) 3. Mustafa Alnıak (Mini ahşap foto) 4. Emrecan Yeşil (Kanva tablo) 5. Muhammed Taha Gürbulak (Kahve kupası)
Çekiliş anının videosu:
Kazananlar ile 1 hafta içerisinde irtibat kurulamaması halinde hakkı sıradaki yedek katılımcıya geçecektir.
Son günlerde televizyonda denk geldiğim bir reklam çok ilgimi çekti. Hiç alışık olmadığımız bir şekilde GoDaddy isimli domain firmasının reklamları televizyonlarda yayınlanıyor. Sanırım bu ve benzeri gelişmeler bir zamanlar internet teknolojisinde emekleme çağında dediğimiz ülkemizin geldiği noktayı da gösteriyor. Yoksa GoDaddy gibi büyük ve kurumsal bir firma Türkiye pazarında bu denli ciddi bir yatırıma gitmezdi.
Zira gözlemlediğim kadarıyla Blogger kullanıcısı blog yazarları da domain konusunda oldukça bilinçlenmeye başladılar. Genellikle blogismi.blogspot.com şeklinde blogspot uzantısıyla açılan blogların çoğu bir süre sonra domain satın alarak blogismi.com şeklinde yayın hayatına devam ediyorlar.
Domain satın almayı düşünenler eminim GoDaddy reklamlarına ilgi göstermişler ve firma hakkında bilgi almaya çalışmışlardır. Ben de eski bir GoDaddy kullanıcısı olarak GoDaddy hakkında bilgi vermek, GoDaddy’den ucuza nasıl domain alınacağından ve başka bir firmadaki domaini GoDaddy’ye nasıl transfer edeceğinizden bahsetmek itiyorum.
GoDaddy Nasıl Bir Firmadır? Neden Tercih Etmeliyim?
GoDaddy dünya genelinde pek çok ülkede faaliyet gösteren, başta domain olmak üzere web sitelerine dair çeşitli hizmetler sunan, 14 milyondan fazla kullanıcısı bulunan global bir firmadır.
4.500 çalışanı ve yönettiği 62 milyondan fazla alan adı ile dünyanın en büyük domain kayıt kuruluşu olan GoDaddy, müşteri desteği ve uygun fiyatları ile dünyanın en güvenilir, en çok tercih edilen domain firmasıdır
GoDaddy’den Ucuza Nasıl Domain Alınır?
GoDaddy firması işi ortakları aracılığı ile piyasaya dağıttığı kampanya kodlarını kullanan kişilere çeşitli fırsatlar ve indirimler vermektedir. Örneğin Türkçe yayın yapan GoDaddy tanıtım kodu sitesinde alan adı ve diğer hizmetler için çeşitli kampanyalara ait indirim kodları bulabiliriniz.
Bu indirimlerden yararlanarak ucuza domain almak için sitedeki kodu kopyalayarak GoDaddy satın alma sayfasındaki kampanya kodu bölümüne yapıştırmanız yeterlidir. Bu indirim kodları ve kampanyalar ile çok uygun fiyatlara domain satın alabiliyorsunuz. Özellikle birkaç yıllık alımlarda ciddi oranda kar etmiş oluyorsunuz.
GoDaddy Domain Transferi Nasıl Yapılır?
Yukarıda GoDaddy’nin müşteri desteğinden ve çok güvenilir bir firma olduğundan bahsettim. Mevcut domain firmanızdan memnun değilseniz, sorularınıza yanıt alamıyorsanız, çeşitli sıkıntılar yaşıyorsanız o firmadaki domaininizi GoDaddy’ye transfer edebilirsiniz. Bunun için az önce bahsettiğim sitedeki GoDaddy domain transfer sayfasındaki detaylı anlatımı okuyabilirsiniz.
Üstelik GoDaddy’de Blogger kullanıcılarına özel alan adı yönlendirmenin anlatıldığı bir destek bölümü de mevcut. Bu sayede GoDaddy’deki alan adınızı blogunuza kolayca yönlendirebiliyorsunuz. Takıldığınız yerlerde ise müşteri hizmetlerindeki uzman arkadaşlar size yardımcı oluyor.
GoDaddy ve diğer domain firmalarına ait indirim kuponlarını ve kampanyaları takip etmek için http://www.domainkampanyakodu.com/ sitesini ziyaret edebiliriniz.
YouTube bir çok kullanıcı için vakit geçirme, eğlenme, gülme, bazen de bilgi edinme aracı olsa da aslında girişimci ruha sahip kişiler için ciddi bir pazar. YouTuberlar yani video bloggerlar açtıkları YouTube kanalları ve çektikleri videolarla milyonlarca insana ulaşabiliyor ve bunu gelire dönüştürebiliyorlar.
YouTube’dan para kazanma konusu çok araştırılan ve bana sıklıkla sorulan bir konu. Fakat YouTube’dan para kazanmayı daha önce denememiş biri olarak uzmanlık gerektiren bu konu hakkında ahkam kesmek istemedim. Ancak ilgilenenler ve YouTube üzerinden para kazanmak isteyenler için konunun uzmanı tarafından kaleme alınmış bir kaynak önerebilirim.
YouTube’da Zirveye Çıkma Rehberi
Abdullah Talha Karaalioğlu'nin kaleme aldığı Youtube'da Zirveye Çıkma Rehberi, sosyal medya ve dijital pazarlama alanında Türkiye'de uzun zamandır beklenen kaynak eksikliğini ortadan kaldırıyor. Başlangıç seviyesinden uzmanlık seviyesine kadar A'dan Z'ye tüm konuların işlendiği kitapta sadece Youtube platformuna bağlı kalınmamış, dolayısıyla okuyucunun aynı yöntemleri farklı dijital yayın platformlarında da uygulayabilmesi mümkün. Ayrıca kolay para kazanma yöntemleri, farklı reklam ağları ile çalışma teknikleri, dijital pazarlama stratejileri, sosyal medyayı amaca uygun kullanma taktikleri ve sır gibi saklanan çok özel dijital manipülasyon tekniklerine yer verilmiştir. Sık kullanılan ve sadece uzmanlar tarafından bilinen tekniklere yer verilen kitap, dünya çapında Youtube ve dijital manipülasyon teknikleri hakkında geniş bir içeriğe yer veren ve nasıl yapıldığını anlatan ilk eser olma özelliğini taşıyor. Üstelik herkes bu kitabı rahatça anlayıp, ele alınan teknikleri uygulayabilir: Tüm teknikler ilk defa bilgisayar kullanan bir insanın bile kolayca yapabileceği şekilde izah edilmiş... Bu eser, hızla gelişen ve sınırı olmayan dijital dünyada tüm hayallerinizi gerçekleştirebilecek imkânları sunuyor.
Kitabın basın bülteninden yaptığım bu alıntıdan da anlayacağınız üzere kitap her seviyeden kullanıcıya hitap ediyor. Yani YouTube kanalı oluşturmaktan başlıyor, abone ve izlenme sayısının nasıl arttırılacağına, YouTube’a AdSene eklemeye, YouTube SEO çalışmalarına, reklam modellerine, pazarlama stratejilerine kadar her konuya değiniyor. Kısacası bu kitap YouTuber olmak isteyenler için harika bir kaynak.
YouTube’da Zirveye Çıkma Rehberi İçeriği Kitapta işlenen bazı konular şunlar:
Başarılı Bir Kanal Oluşturmak ve Büyütmek
Abone ve Hayran Kazanmak
Yüksek Görüntülenme Sayısı için Püf Noktalar
YouTube ve Adsense
YouTube Ortaklık Ağları
YouTube Manipulasyon Teknikleri
Oyun Kanalı Açmak
Let’s Playciler için Altın Rehber
Oyun Kanalınızı Büyütmek
Video Hazırlama Teknikleri
Videolarınız için Ücretsiz Stok Video ve Müzikler
Özgün Videolar için İpuçları
Youtube ve SEO
Trend Video Olma Teknikleri
Zirveye Çıkmak İçin Gizli Silahlar
Yeni Nesil Backlink Yöntemleri ve Kaynakları
YouTube Reklam Modelleri
Kazanç Elde Etme Yöntemleri
Niş Çalışmaları
Yüksek Kazançlı Nişler
Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama
Twitter, Pinterest,Snapchat,Facebook, Linkedin, Instagram ile Pazarlama
Dönüşüm Oranını Arttırma
Video ile Pazarlama Stratejileri
Hızlı Abone Kazanma
YouTube’dan Dünyaya Canlı Yayın
Vlogger
Ücretsiz VPS
Son Sözler
YouTube’da zirveye çıkma rehberi kitabı yayınlanma tarihinden itibaren 5.ayını doldurmadan 2.baskıya geçmiş durumda. D&R ve diğer tüm kitapevlerinde Bilgisayar/İnternet kategorisinde en çok satılanlar listesinde yer alıyor.
Toplam 13 bölümden oluşan ve A’dan Z’ye tüm konuları içeren, başlangıç-orta-uzman seviyesinde tüm konuların işlendiği kitabın her baskıda güncellenip yeni konu başlıklarına yer verileceği yazar tarafından taahhüt edilmektedir.
Dünyada ve Türkiye’de son yıllarda popüler olan viral videoların stratejilerine yer verilen kitabını D&R’dan hemen satın almak için buraya tıklayabilir, veya kitabın yazarını tanımak, hakkında bilgi almak için kişisel sitesi olan www.abdullahtalha.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
“Blog açarak ya da yazarak para kazanılır mı?” sorusuna verdiğim “Evet” cevabından sonra gelen ikinci soru çoğunlukla “Hangi konuda yazarsam daha çok para kazanabilirim?” sorusu oluyor. Her konunun, her sektörün kendine has para kazanma yöntemleri ve fırsatları var.
Fakat bana sorarsınız en çok fırsat son yıllarda sayısı ve etkisi artan anne/kadın bloglarında. Gerek AdSense tıklama başı ücretleri, gerek bumerang tekliflerinin sayısı, erek de markaların reklamlar teklifleri açısından diğer sektörlerdeki bloglardan çok daha avantajlılar.
Blog Hocam’ı takip eden çok sayıda bayan blogger olduğunu biliyorum bu yazıda onlara geleneksel para kazanma yöntemleri dışında çok farklı, daha uzun ömürlü ve daha kazançlı bir yöntemden bahsetmek istiyorum. Network Marketing…
Eski takipçilerimden ve blogger dostlarımdan Soran Anne’nin bana bahsettiği LR (çoğunuzun duyduğunu tahmin ediyorum) firması ile iş ortağı olarak network marketing yapabilir ve ciddi kazançlar sağlayabilirsiniz.
Öncelikle LR Nedir? LR İş Ortağı Olmanın Avantajları Nelerdir?
Tam ismi LR Health & Beauty Systems olan, network sistemi ile çalışan bir sistem olup, ürün yelpazesi de çok geniş bir kozmetik firmasıdır.
Para kazanma fırsatına geçmeden önce LR iş ortağı olmanın temel avantajı firmanın ürünlerini piyasadan %40 indirimli olarak alabilmenizdir.
Bunun yanı sıra aylık satışlarınıza bağlı olarak prim alabilir ve firmanın size hediye ettiği araçlara binebilirsiniz. Bunun dışında çeşitli etkinliklere davetiyeler ve teknolojik cihazlar gibi hediyelerle ödüllendirilebilirsiniz.
LR İş Ortağı Nasıl Olunur?
LR iş ortağı olmak için hiçbir sermayeye ihtiyacınız yok. Sadece istediğiniz zaman feshedebileceğiniz bir sözleşme imzalıyorsunuz. Fakat iş ortağı olmak için başka bir LR iş ortağının sizi davet etmesi gerekiyor. Bu konuda size referans olabilecek iş ortağı ile ilgili iletişim ilgilerini yazının devamında vereceğim.
Referansınızla birlikte üye olurken LR başlangıç paketlerinden birini satın almanız gerekiyor. Fakat bunları da oldukça uygun ücretlerle ve taksit avantajıyla alabiliyorsunuz.
LR İş Ortaklığı Kazanç Sistemi
LR’a üye olarak ürünleri indirimli alırsınız. Satış yapmak isterseniz yaklaşık %40 kar oranı var. Yani 100 liraya alırsınız, 140 liraya satarsınız, 40 lirası sizin net kazancınızdır. Bu oran her üründe aynıdır.
Aylık olarak satış yapma veya ürün alma zorunluluğunuz yoktur. İsterseniz müşteri olarak kalabilir ve indirimli olarak sadece ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam edebilirsiniz.
Sadece satış yaparak değil, ekip kurarak da para kazanırsınız. Eğer etrafınızda sizin gibi bu işi yapmak isteyen arkadaşlarınız varsa ve onları LR’a üye yaparsanız, şirket size onların toplam satışı, hatta ekibiniz ekiplerinin toplam satışı üzerinden belli oranda bir prim öder. Bu tip şirketlerde size düzenli olarak iyi para kazandıran şey bu prim sistemidir. Ekibiniz ne kadar büyürse, satış hacminiz de artacağından, alacağınız prim de sürekli artar.
Blogger Olmanın Avantajını Kullanın
Hali hazırda bir blogger iseniz size iyi haberlerim var. Çünkü bir anne/kadın blogger olarak bu ürünlere ve sisteme ilgi gösterecek ciddi bir kitleniz var demektir. Bu nedenle bloggerların kazanma oranı daha yüksek, yükselme süresi daha hızlıdır. Yapmanız gereken tek şey kitlenizi bilgilendirecek içerikler üretmek olacaktır.
Networkünüzü büyütmek için sistemin avantajlarını, size kazandırdıklarını ve gerçek başarı hikayelerini içeren yazılar yazın ve düzenli olarak bu yazıları takipçilerinizle paylaşın.
Satış yapmak için ürünlerle ilgili detaylı bilgiler verin, videolar çekin, deneyimlerinizi takipçilerinizle paylaşın.
Network marketingde başarının sırrı gerçekliktir. İnsanlara güven vermelisiniz. Kendi sesiniz ve kendi görüntünüzü kullanın. İlgilenenlere çeşitli iletişim seçenekleri sunarak onlarla samimi diyaloglar kurun.
LR İş Ortağı Olmak İçin
Yukarıda da belirttiğim gibi LR iş ortağı olmak için mevcut bir iş ortağının referansına ihtiyacınız var. Bu konuda bir çoğunuzun tanıdığı Soran Anne size yardımcı olacaktır. Soran Anne’nin LR ile ilgili sayfasına ulaşmak, detayları konuşmak ve kendisiyle iletişime geçmek için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Ulaşımda En Pratik Yol O! sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO. YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık.
Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.
Oyun geliştiricilerin, bir projeye başlamadan önce dikkat ettikleri konulardan biri, ortaya çıkaracakları oyunun hitap ettiği kitle ve onların yaş aralığıdır. Artık küçük büyük herkesin sahip olduğu akıllı cep telefonu ve tabletler, sundukları donanım güçleri ve yazılım kabiliyetleri sayesinde, hemen her oyunu çalıştırabilecek şekilde üretilir.
Çocuklara ve gençlere genellikle hediye olarak alınan cep telefonu ve tabletler sayesinde aralarında yarış, aksiyon, strateji, yöneticilik gibi pek çok yapım, milyonlarla ifade edilen kullanıcı sayılarına ulaştı. Daha çok küçük yaştaki oyun severlere hitap eden dondurma oyunları neden bu kadar sevildiğine gelin birlikte bakalım.
Üretim Yapmanın Verdiği Keyif
Dondurma oyunlarının büyük kısmı, dondurmanın yapım aşamalarının ve satışının gerçekleştirilmesi üzerine kurulu. Bunun için güzel örneklerden biri olan Aslan Max’ın Fabrikası oyununu mercek altına alabiliriz.
Dondurma tüketen hemen her çocuğun yakından tanıdığı Aslan Max, oyunun konusu gereği arkadaşlarıyla birlikte dondurma fabrikası kurarak dünyanın karşı karşıya kaldığı dondurmasız kalma tehlikesine karşı önemli bir adım atıyor. Oyun, bundan sonrasını oyuncuya bırakarak, oyuncunun sahip olduğu kaynakları etkin şekilde kullanmaya yöneltiyor.
Meyve ağaçları ve süt üretim çiftlikleri başta olmak üzere dondurma üretiminde etkili olan ya da ilerleyen aşamalarda dondurma satışlarını etkileyebilecek pek çok şeyi alarak dondurma üretimi yapmanın yanı sıra şehrin genel görünümünü kozmetik ve yapısal olarak geliştirilmesini de imkan tanıyan oyun, küçük adımlarla oyuncunun, oynadığı oyundan giderek daha fazla keyif almasını ve oyuna bağlanmasını sağlıyor. Günlük görevlerle de desteklenen yapım, oyunu oynayanları düzenli olarak ödüllendirerek oyundan aldıkları keyfi arttırıyor.
Çocuk ve gençlerin kaynak kullanımı yönündeki bu tarz oyunlarla, ellerindeki imkanlarla mümkün olanın en iyisini gerçekleştirme bilinci kazanabilir. Ayrıca, çeşitli şekillerde sanal olarak da olsa yiyecek ve benzeri şeylerin üretilerek insanlara sunulması, yine bu yaş aralıklarındaki oyuncuların, üretim - arz - talep - kazanç konularında erken yaşlarda daha bilinçli hale gelmelerini sağlayabilir.
Dikkat Geliştirme Noktasında Dondurma Oyunları
Dondurma oyunları Aslan Max’ın Fabrikası gibi kompleks yapıdaki oyunlar olabileceği gibi daha küçük yaş aralıklarına hitap eden Ice Cream, My Ice Cream Maker gibi yapımlar şeklinde karşınıza çıkabilir. Ürün haline gelmiş dondurmaların, müşterilerin talepleri doğrultusunda ve mümkün olan en kısa sürede hazırlanarak servis edilmesi üzerine kurulu Ice Cream, oyuncular için dikkat geliştirici yapımlar arasında rahatlıkla sayılabilir.
Müşterilerin giderek karmaşıklaşan taleplerinin dikkatle incelenerek hazırlanması temeline dayanan bu oyun, çocuklarda renk bilgisini Türkçe ve İngilizce olarak geliştirebilir. Bunun yanı sıra, oyunun ilerleyen aşamalarında müşterinin talep ettiği dondurmaların renk farklılıkları, hazırlanan dondurmaların dikkatlice takip edilmesini ve doğru sırayla külaha yerleştirilmesini gerektirir. Oynarken öğrenmek kavramının sanal dünyadaki karşılıklarından biri olan oyun, benzeri yapımlara öncülük etmesi ve gerçek hayatla benzerlik göstermesi açısından özellikle küçük yaştaki oyuncuların değerlendirebilecekleri ve keyifle oynayabilecekleri bir yapım olabilir.
Akıllı cep telefonu ve tabletlerde kurulu olan oyunların, çocuk ve gençler için uygun olup olmadığı; Android işletim sistemli aygıtlar için Google Play üzerinden, iOS işletim sistemli aygıtlar içinse AppStore üzerinden kolaylıkla görüntülenebiliyor. Genellikle şiddet unsuru içermeyen dondurma oyunları bu sayede, yaşları küçük olan oyun severler için ideal bir seçenek haline geliyor.
Aslan Max’ın Fabrikası Dondurma Oyununu indirmek için:
Daha önce yazdığım yazılarda dünyadaki çok kazanan bloglardan ve kazanç yöntemlerinden zaman zaman bahsetmiştim. Çok kazanan bu bloglar genellikle AdSense ve Affiliate Marketing’den kazanıyorlar. Tabi bu yöntemleri kullanarak Türkçe içerikli bloglarla benzer miktarları kazanmak imkansız.
Dünyada en yaygın dil olan İngilizce bir blogdaki AdSense reklamına tıklandığında tık başına 4-5$ kazanılırken Türkçe içerikli bloglardaki reklamlara tıklandığında tık başına verilen ücret birkaç kuruşu geçmiyor.
Benzer bir durum affiliate marketingde de söz konusu. Türkçe içerikli bloglarda hem satış yapma ihtimali çok zayıf, hem de komisyonlar oldukça düşük.
Kısacası eğer blog açmanızdaki tek amaç para kazanmak ise hiç Türkçe içerik üretmekle uğraşmayın. Yayınlarınız dünyanın en çok konuşulan dili olan ingilizce dilinde olsun ve pazarınız da ingilizce aramalar olsun.
İngilizce Blog Yazarak Para Nasıl Kazanılır?
Yukarıda yaptığım açıklama sonrasında ingilizce blog yazma fikri kafanızda belirdiyse adım adım yapılması gerekenlere geçebiliriz.
1. Adım: Pazar Araştırması
Öncelikle açacağınız blogların hangi pazara ait olacağını belirlemelisiniz. Bunun için anahtar kelime araştırma araçları kullanarak aranma hacmi ve tık başına ödenen ücretin yüksek olduğu fakat rekabetin de düşük olduğu uygun anahtar kelimeler bulmalısınız. (Bu araştırma için Google AdWords Anahtar Kelime Planlayıcı aracını kullanabilirsiniz.)
2. Adım: Domain Ve Blog
Pazarı belirledikten sonra o pazara uygun bir isimle domain almaya ve blog açmaya geliyor. Örneğin wedding invitations pazarına karar verdiyseniz weddinginvitations.com gibi bir domain alıp (eğer mümkünse) domaini blogunuza yönlendirmeli ve inilizce içeriklerinizi oluşturmalısınız.
3. Adım: Kazanç Fırsatları
Blogunuz hazır ve içerikleriniz yayında ise AdSense yayıncısı olmak için başvuru yapma ve pazarınızla ilgili çeşitli affiliate programlarına katılma zamanı gelmiştir. Tabi bunlar için blogunuzun Google AdSense politikalarına uygun olması gerekmektedir.
4. Adım: SEO
Çok para kazandıran pazarlarda rekabet de oldukça yüksektir. Örneğin wedding invitations aramasında ilk sıralarda çıkmak için binlerce kaliteli siteyle rekabet etmek zorunda kalabilirsiniz. Bunun için de SEO çalışması yapmalı ve blogunuza organik trafik sağlamalısınız.
Sorulması Gereken Asıl Soru: İngilizce Biliyor musunuz?
Yukarıdaki adımları uyguladıktan sonra ayda binlerce dolar kazandıran bir blog sahibi olabilirsiniz ama bunun için gerekli en temel şeyden bahsetmedik; ingilizce biliyor musunuz?
Evet arkadaşlar ingilizce blog yazmak ve yönetmek için sözlükler sizi kurtarmaz ne yazık ki. İyi derecede ingilizce bilmelisiniz. İngilizce öğrenmek için de haliyle bir ingilizce kursuna gitmeniz gerekiyor. Fakat günümüz şartlarında ekonomik, ihtiyaçlarınızı karşılayan ve saatleri çalışma saatlerinize uygun bir ingilizce kursu bulmak pek kolay değil. Bu nedenle pek çok açıdan avantajlı olan online ingilizce kursu tercih edebilirsiniz.
Online İngilizce Kursunun Avantajları
1. Kursa gidip gelme yani ulaşım sorunu yoktur. Çok değerli vaktinizi toplu taşımalarda, trafikte, ders aralarında zaman kaybetmezsiniz. Zamanı daha verimli kullanmış olursunuz.
2. Sıkıcı sınıf ve dershane ortamından, rahatsız sıra ve sandalyelerden kurtulmuş olursunuz. İnternet bağlantısı olan her yerde konforlu bir şekilde, istediğiniz gün ve saatte ingilizce dersi alabilirsiniz.
3. Tamamen sizin seviyenize ve ihtiyaçlarınıza göre hazırlanmış birebir ders alırsınız. İngilizce seviyenizi öğrenerek nasıl bir çalışma içerisine girmeniz gerektiğine karar verebilir ve buna uygun bir çalışmayı seçebilirsiniz.
4. Online eğitimin sizlere sunacağı en büyük katkılardan bir tanesi, anadili İngilizce olan eğitmenler ile çalışma imkanıdır. Bir dili en iyi o dili günlük hayatında kullana kişilerden öğrenebilirsiniz.
Online İngilizce Dersi Nereden Alınır?
Bu konuda öncü markalardan bir olan ve 40’tan fazla ülkede hizmet veren Open English en etkili ve makul çözüm olarak görünüyor.
Open English, yerel olarak İngilizce konuşan kişiler tarafından öğretilen çevrimiçi bir İngilizce kursudur. İnternet sınıflarımız küçüktür ve öğrenciler her oturumda İngilizce konuşmayı pratik ederler. Evinizden, ofisinizden veya seyahat ederken çalışabilir ve sınıflar 7/24 açık olduğundan kendi programınızı oluşturabilirsiniz. Özelleştirilmiş İngilizce kursumuz, ayrıca etkileşimli multimedya dersler, öğrencilerin İngilizce algısını ve telaffuzunu pratik edebilecekleri modern teknolojiye sahip yüzlerce video ve dersler sırasında ve sonrasında öğretmenlere ulaşabilme olanağı sağlar.
Geleneksel kitapların ve fotokopilerin yerini, Canlı Sınıflar, Etkileşimli Dersler ve Pratik Etkinlikleri almıştır. Open English dersleri, internet üzerinden verilir ve 7/24 her saat başında başlar ve rezervasyona erek yoktur. Anadili İngilizce olan öğretmenlerimiz, kelime dağarcığı ve telaffuz konusunda size yardımcı olacak ve İngilizce sohbetleri yönlendirecektir. Sınıflarımız küçük ve iç içedir ve kursunuz, şu anki İngilizce seviyenize uyacak şekilde düzenlenecektir. Dersten sonra, yenilikçi sesli ve video dersleri ile İngilizce öğrenmeye devam edebilirsiniz ve boşluk doldurma ve tutma ve bırakma oyunları gibi etkileşimli öğrenme araçlarını kullanabilirsiniz.
Son Sözler
Sadece blog hayatınızda değil, öğrenim ve iş hayatınızda da çok işinize arayacak ingilizceyi öğrenmek için Open English platformunu mutlaka incelemenizi ve değerlendirmenizi öneririm.
Bilgisayar karşısında, koltuklarda, sandalyelerde, masa başlarında saatler harcayan biz bloggerlar için bedenimizin, zihnimizin ve ruhumuzu sağlıklı olması çok önemli. Bazen yanlış bir oturma pozisyonu, bazen yanlış mobilya seçimi, bazen düşük ışık gibi etkenler farkında olmadan sağlığınızı bozabilir.
Bildiğiniz gibi Blog Hocam’ın sloganı “Daha iyi bloglar için” ve beş buçuk yıldır blog yazarlarına bu doğrultuda içerikler paylaşılıyor. Bu yüzden sağlık konusu da nereden çıktı diyebilirsiniz fakat unutmayın ki daha iyi yazılar yazmak, buna bağlı olarak daha iyi bloglara sahip olabilmek için beden, zihin ve ruhunuzun sağlıklı olması gerekir.
İşte bu yüzden blog yazarlarıyla bazı küçük sağlık ve konfor önerileri paylaşacağım. Bilgisayar başında harcadığınız vakit süresince sağlıklı ve konforlu olmak hem blogunuzu, hem okulunuzu/işinizi, hem de sosyal hayatınızı olumlu yönde etkileyecektir.
1. Blog Yazmaya Başlamadan Önce Yapılması Gerekenler
Günün erken saatleri ise ve yeterli vaktiniz varsa sabah sporu yapıp duş almanız, güne şahane başlamanızı sağlayacaktır. Eğer öyle bir imkanınız yoksa ufak tefek egzersizler yapabilirsiniz; boynunuzu germek, bilek ve parmak egzersizleri yapmak gibi… Ve bilgisayar başına otururken kesinlikle aç olmamalısınız.
Blog yazılarınızı hangi şartlarda, hangi ortamlarda yazıyorsunuz bilmiyorum ama bana sorarsınız sakin, aydınlatılması iyi yapılmış, düzenli ve konforlu bir çalışma odası/masasında yazmanız veriminizi arttıracaktır. Verimli bir çalışma ortamı oluşturmak için ergonomik ve kullanışlı bir çalışmaması masası, rahat hareket etmenizi sağlayacak konforlu ve yüksekliği ayarlanabilir bir ofis sandalyesi, akşam çalışmalarınız için gözünüzü yormayacak bir aydınlatma sistemi, sağlığınız için önemli olan bel yastığı ve ayak desteği gibi ortopedik ürünler temin edebilirsiniz.
Sağlıklı bir çalışma ortamında en önemli unsurlardan biri de düzenli bir masadır. Ben çalışma masası olarak L şeklinde masa tercih ediyorum. Bilgisayarımı karşıma aldığımda sağ tarafımda bir boşluk olması işime geliyor. Sağ taraftaki bu boşluğa kahvemi/çayımı, not defterimi, print outlarımı, telefonumu, tabletimi vs koyuyorum. Sizlere de notlarınızı almak ve yazı planlarını yapmak için mutlaka bir not defteri, çeşitli renklerde kalemler ve fincanınızı koymak için bardak altlığı kullanmanızı öneririm. Elbette bunlar masanın üzerinde düzenli ve tertipli olmalı.
4. Bilgisayar Ve Aparatlar
Bir bloggerın en önemli ihtiyacı ise tabi ki bilgisayarıdır. Taşınabilir özelliği sebebiyle çoğunuz gibi benim tercihim de dizüstü bilgisayarlar. Ancak uzun süreler ekrana baktığımız ve bilgisayarlarımızı açık tuttuğumuz için sağlığımız için bazı önlemler almamız şart. Bunların başında da laptop soğutucular geliyor. Aşırı ısınmalarda hem bilgisayarınızın hem de sizin sağlığınızı koruması laptop soğutucular kullanabilirsiniz. Ayrıca ekran ve klavye temizliği için özel üretilen küçük aparatlardan da faydalanabilirsiniz. Kaliteli bir kamera, mikrofon ve kulaklık ise vloggerların olmazsa olmazları.
5. Molalarda Yapılması Gerekenler
Son olarak bilgisayar ekranına uzun süre bakmamanızı ve 45 dakikada bir küçük molalar vererek bir şeyler içmenizi, ekran dışında bir şeylerle ilgilenmenizi önereceğim. Sürekli aynı yere bakmak hem gözlerinizi hem de zihninizi yorabilir. Ben molalarda balkona veya çalışma odasının dışında bir odaya geçerek kahve içerim fakat çok fazla kahve tüketmek önerilmediği için bitki çaylarını da tercih edebilirsiniz.
Yazımın başında da belirttiğim gibi blogunuzla ilgilenirken bilgisayar başında geçirdiğiniz süre boyunca konforunuza ve sağlığınıza dikkat etmeniz veriminizi arttıracaktır. Bu konforu sağlamak için gerekli olan her türlü ofis mobilyası, ofis malzemesi, kırtasiye malzemesi ve teknolojik cihaz, bu yazıyı yazarken referans aldığım site olan Avansas.com’da mevcut. Bu ürünleri incelemek ve temin etmek için siteyi ziyaret edebilirsiniz.
Bu oyunda Aslan Max ve arkadaşlarının senin yardımına ihtiyacı var! Max’ın çiftliğinde yetiştirdiğin ürünler ile birlikte çok sayıda dondurma üretebilir, Aslan Max’ın eğlence ve lezzetle dolu dünyasına dahil olabilirsin. Maceraya atılmak için kaybedecek vakit yok! Hayalindeki dondurma şehrini hemen kur, üretime geç ve onlarca eşsiz dondurma ile rakiplerine fark at!
Eğlencenin Yeni Adı: Aslan Max’ın Fabrikası!
Online oyun anlayışına yepyeni bir boyut getirecek olan Aslan Max oyunları, her yaştan kullanıcılarıyla buluşuyor. Max ve arkadaşlarının kurduğu fabrikanın ilk dondurmasını üretmek için senin yardımın lazım! Max çiftliğinde birbirinden lezzetli meyveler yetiştirerek dilediğin dondurmayı hazırlayabilir, her seferinde farklı ürünler yetiştirerek çiftliğinini daha verimli hale getirebilirsin.
Oyuna başlamak için ilk ihtiyacın olan şey limon. Dondurma üretmek için ihtiyacın olan her şeyi üretebilir ve markette bulabilirsin. Dondurma yapma oyununda şehrini genişletmek ve yepyeni dondurmalar üretmek için her gün şehrini ziyaret etmeli ve üretimini arttırmalısın.
Aslan Max Oyunları ile Rekabete Hazır Ol!
Dilersen, oyunu oynayan arkadaşlarının şehirlerini dolaşabilir, o şehirlerden yetişen ürün ve hasatları toplayabilirsin. Ürettiğin ürünleri markette satışa çıkarabilir, ihtiyacın olan her şeyi bu alandan satın alabilir ya da takas edebilirsin. İste sana küçük bir ipucu; marketi sık sık ziyaret edip tüm ihtiyaçlarını kolayca elde ederek, rakiplerinden bir adım önde olman mümkün.
En yakın arkadaşlarınla birlikte Aslan Max’a yardım etmek ve yeni başarılara ulaşmak çok kolay! Arkadaşlarınla birlikte oyun oynamak ise çok daha zevkli. Arkadaşlarının şehir ve çiftlikleri hakkında yorumlar yazarak fikirlerini onlara söyleyebilirsin. Bu oyunda hem sevdiğin arkadaşlarına yardım edebilir, hem de onlarla kıyasıya yarışabilirsin. Yepyeni maceralar ve heyecan dolu bir serüven seni bekliyor!
Deneylerin Higga’nın Dondurma Ar-Ge Laboratuvarında Hayat Bulsun!
Aslan Max ve arkadaşlarının dünyasında hayal ettiğin her şeyi yapabilirsin. Higga’nın dondurma laboratuvarı hayalindeki dondurmayı yaratman ve ona dilediğin ismi vermen için eşsiz bir yer! Sana özel tarifler ile rengarenk dondurmalar hazırlayarak en sevdiğin lezzetleri bir araya getirebilirsin. Unutma, burada kararlar tamamen sana ait. Laboratuvarda hemen yerini al, hayal gücünü konuştur, yaratıcılığını herkese göster!
Max’ın heyecan dolu dünyasında seni bekleyenler bunlarda sınırlı değil. Aslan Max Oyunları içerisinde puzzle ve eşleştirme gibi birbirinden farklı oyunlar da seni bekliyor. Çiftliğindeki ürünlerin yetişmesini beklerken bu mini oyunlarla vaktini değerlendirebilirsin. Oyunda hızlıca ilerlemek ve sonraki aşamalarda seni bekleyen sürprizleri görmek için Max dondurma çubuklarında yer alan kodları kullanabilir ve bu heyecanı zirveye taşıyabilirsin.
Aslan Max’ın Fabrikası Dondurma Oyununu indirmek için:
İlk bakışta yayınların yeniden eskiye doğru sıralandığı klasik bir blog sistemi gibi gözüken Blogger’ı yakından tanıyıp işin içerisine girdiğinizde aslında çok farklı amaçlarla kullanabileceğiniz komple bir içeri yönetim sistemi olduğunu görebilirsiniz.
Örneğin Blogger için geliştirilmiş hazır şablonları kullanarak oluşturulmuş oyun sitelerini, video sitelerini, portföy sitelerini, şarkı sözü sitelerini vs. sıkça görüyoruz. Bunlar dışında yaratıcılıklarını kullanarak farklı projeler üreten kişiler de mevcut. Üstelik bu şekilde AdSense ve diğer reklam modelleriyle ciddi gelirler de elde edilebiliyor.
Bunlara güzel bir örnek olarak gösterebileceğimiz iş başvuruları projesini sizlere tanıtmak isterim.
Blogger alt yapısı ve ücretsiz bir tema ile oluşturulan bu sitenin tek maliyeti alan adı. Fakat rağbet gören bir alan iş ilanları ve başvuruları ile ilgili bilgilerin verildiği içerikler paylaşılarak akıllıca bir proje geliştirilmiş.
Blogger ile oluşturulan bu sitede çeşitli firmaların personel alımları ile ilgili bilgiler, başvuruların nasıl yapılacağı gibi içerikler mevcut. Böylece hem insanların ihtiyacı olan bilgi sunulmuş, hem de fırsata çevrilerek güzel ve kazançlı bir proje meydana çıkmış.
Üstelik yüzlerce iş ilanı ve bu ilanlara başvuru formunun bulunduğu projenin Google Play Store’da bir de Android uygulaması var.
Bir fikriniz mi var?
Sizin de blog yazmak dışında çeşitli proj fikirleriniz olabilir. Eğer Blogger platformu üzerinde bu fikrinizi hayata geçirebiliyorsanız yapmanız gereken tek şey iyi bir domain almak. Siteniz Google sunucularında güvenle barındırılacaktır.
Önünüzde size tanıttığım isbasvurulari.net gibi bir site var. Bu siteyi inceleyerek feyz alabilir, fırsatın nasıl kazanca dönüştürülebileceğini görebilir, farklı projeler için nasıl içerikler üretildiğine bakabilirsiniz.
Başlangıcı çok sıradan ve okuduğunuzda kendi hikayenize çok benzediğini düşüneceğiniz fakat sonuna geldikçe “vay bee” diyeceğiniz bir blog yazarı hikayesinden bahsetmek istiyorum. Özellikle yazmak için motivasyonunu kaybeden ve “blog yazıyoruz da ne oluyor” düşüncesindeki blogger arkadaşların mutlaka okumasını öneriyorum.
Kahramanımız Berkay Daçe çoğu blogger gibi içindeki yazma isteğine karşı koyamayarak bunun için en mecra olan bloglara gözünü dikmiş ve birkaç blog yazma girişiminde bulunmuştur. Ve çoğumuzun yaşadığı gibi ilk denemeleri fiyasko ile sonuçlanmıştır. Fakat 2009 Şubat ayında oluşturduğu Daçe Der ki adlı blogunda istediğini başarmış, Facebook’ta karaladıkları ile oluşturduğu küçük kitleyi blogu ile ve daha da arttırmış ve 4,5 – 5 sene kadar düzenli olarak blog yazmaya devam etmiştir.
“Eee bunda ne var? Sıradan bir hikaye” diyebilirsiniz. Evet, buraya kadar her şey sıradan ve çoğumuzun başımızdan geçen bir blog macerası gibi. Fakat Berkay Daçe’nin bir amacı vardır. Yıllardır amatörce yazdığı öykülerini artık bir adım öteye taşımak istemektedir ve blogu buna yeterli görmemektedir. Zira blogunu ziyaret ettiğinizde son postun 2014 yazında yazıldığını göreceksiniz. Neden mi? Sıkı durun, asıl hikaye şimdi başlıyor…
Kahramanımız artık öykülerini kitaplaştırmak ve basılı bir eserle insanların evlerine, kitaplıklarına, zihinlerine girmek için çalışmaya başlamıştır. Ve yıllarca yazmakla amatör olarak ilgilenirken, geçtiğimiz günlerde “Gökdelenin Tepesinden İnsan Manzaraları” isimli bir kitabı yayınlanmıştır.
Kitap ile ilgili detaylara geçmeden önce blog yazarlarına 1-2 cümle yazmak istiyorum. Sizin blog yazmaya nasıl ve neden başladığınızı bilmiyorum. Bazılarımız para kazanmak, bazılarımız vakit geçirmek, bazılarımız da bir sosyal medya fenomeni olmak istiyor. Ancak yazmayı seven her bloggerın bir gün kendi kitabını çıkarmayı istediğinden eminim. İşte karşınızda somut bir örnek daha. Siz siz olun hayallerinizden vaz geçmeyin ve bunun bu yolda sizin belki de tek referansınız olan blogunuza sıkı sıkıya sarılın.
Ve İşte O Kitap: Gökdelenin Tepesinden İnsan Manzaraları
Kitap şimdilik yalnızca online mağazalarda satışa sunulmuş durumda. Kitapyurdu, Kitapambarı, BKM Kitap, Kitapadresi, Babil, Okuoku gibi sitelerden kitabın basın bültenine ulaşabilir ve kitabı satın alabilirsiniz.
Kitabın konusundan biraz bahsedecek olursam; kendini bir gökdelenin tepesinden bırakmaya karar vermiş bir karakterimiz var ve bu kişi (1. kişi) düştüğü süre boyunca, her geçen katta bir öykü anlatıyor. Yani kitap aslında bir öykü kitabı fakat arka planda öyküler birbirine bağlanıyor.
Kitap hakkında daha detaylı bilgi için kitabın Facebook sayfasını takip edebilirsiniz.
Kağıt, kalem ve masaüstü gereçleri ile ofis malzemeleri biter mi? Teknoloji ürünlerinden, mutfak ihtiyaçlarına; kırtasiyeden, mobilyaya kadar uzayan ofis malzemeleri en uygun ve en kısa zamanda nereden alınır, gelin bir göz atalım!
Dükkan dükkan gezip esnaf alışverişi yaparak geleneksel ofis ihtiyaçlarını karşılama dönemi; yerini yeni trend e-ticarete bıraktı. İnsanlar ofis içi için gerekli olan tüm ihtiyaçları, bir o kapıya bir bu kapıya giderek satın almak yerine; web üzerinden bir tıkla alabilir hale geldiler. Özellikle zaman ve maliyetler konusunda kurtarıcı olan bu yeni sistem; tüm firmalara online olarak ofis malzemelerine ulaşabilme kolaylığını getirdi.
Ofis ortamı için ihtiyaç duyulan ofis gereçleri denince, akla ilk olarak fotokopi kağıdı, kartuş, kalem, klasörler, delgeç ve bloknot gibi ufak tefek ihtiyaçlar gelir. Ancak satın almalar bu kadar sınırlı bir kategoriden ibaret olmadığı gibi, ofis alışverişi denince mutfak malzemeleri, temizlik malzemeleri ve gıda ürünleri de akla gelmelidir.
Çıktı alacağınız yazıcıdan, üzerinde bütün çalışmalarınızı yürüteceğiniz masalara; sarf malzemelerinden, gıda tüketim ürünlerine kadar geniş bir yelpazeye uzanan ofis malzemeleri; hem karlılık açısından uygun fiyatlara bulmanız gereken, hem de ofis ortamınız için olmazsa olmaz ihtiyaçlardır.
Ofis malzemeleri ana kategorilere ayrıldığında; ofis kırtasiye malzemeleri, kağıt ürünleri, kartuş ve tonerler, ofis cihazları, mobilya ve hırdavat ve teknoloji ürünleri olarak tek bir çatı altında toplanabilir. Ancak ofis çalışanlarının hijyenik bir ortamda çalışmaları gerektiği ve bu insanların yeme-içme ihtiyaçlarının da olduğu unutulmamalıdır. Tuvalet,mutfak ve ofis içi için gereken tüm temizlik malzemeleri ve çay, kahve molaları için ihtiyaç duyulan gıda ve mutfak malzemeleri de yapılacak ofis alışverişi listesinde yer alacaklar arasındadır.
Müşteri memnuniyetini ön planda tutarak ürünleri stok dahilinde ve uygun fiyatlarla sunan AVANSAS; ofis için ihtiyaç duyduğunuz malzemeleri bulabileceğiniz online ofis marketidir. Oluşturduğunuz ofis alışverişi listesindeki tüm ürünlerin sitede yer alması yanı sıra; sipariş verdiğiniz tüm ürünlerin online markette daima stoklanmış olduğunu bilmek ise, sizi depolama gibi büyük bir dertten kurtarır.
Ofisin baş aktörü olan bilgisayar, monitör ve tamamlayıcı aksesuarlar; kahve molalarını şenlendiren çikolata, bisküvi ve şekerleme gibi gıda ürünleri yanı sıra; mağazalara uçuk fiyatlar ödememeniz ya da ikinci el dükkanları bir bir gezmemeniz için ofis içini dolduran modüler ve kullanışlı tüm mobilyaları beğeninize sunan Avansas.com, bir araya topladığı ofis malzemeleri yanında ofis dekorasyonunuza da katkıda bulunur.
Blog yazarları aynı zamanda iyi birer blog okuyucusudur. Ve eminim ki takip ettiğiniz onlarca blog vardır. Kaliteli ve işini iyi yapan blogları takip etmek kendi blogunuzun gelişimine de faydalı olacağı için zaman zaman güncel bloglar tanıtmaya çalışıyorum.
Bu yazıda tanıtacağım blog olan Teknobeyin, “teknolojinin beyni” sloganına sahip olsa da teknoloji dışında aktüaliteden sağlığa, bilime kadar farklı konularda da güncel içerikler içerdiğinden geniş bir kitleye hitap etmektedir.
5 yılı aşkın süredir yayın hayatına devam eden Teknobeyin’de Blog Hocam takipçilerinin fazlasıyla ilgisini çekeceğini düşündüğüm 2 kategoriden özellikle bahsetmek istiyorum.
Blogger kategorisinde Blogger platformu ile ilgili püf noktaları, eklentiler ve ipuçları paylaşılıyor. Bu kategoriden sizler için seçtiğim yazı şunlar:
Webmaster çantası kategorisinde web sitesi sahipleri ve yöneticileri faydalı araçlar, bilgiler ve ipuçları paylaşılıyor. Bu kategoriden sizler için seçtiğim yazı şunlar:
Wordpress altyapısını kullanan Teknobeyin oldukça ciddi ve profesyonel bir bakış açısıyla yönetiliyor. Tasarımındaki ve statik sayfalarındaki özene baktığınızda bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Zaten 5 yıl boyunca blogu aktif ve belli bir standartta tutmak için böyle bir bakış açısı elzem değil midir?
Blog Hocam’ı açtığım 22 Şubat 2011 tarihinden bugüne internet ve blog dünyası ile ile ilgili pek çok değişim ve gelişim oldu. Teknoloji değişti, trendler değişti, yöntemler değişti, insanların bakış açıları değişti vs.
Yaklaşık 5 yıllık bu süreçte değişmeyen şeyler de var tabi. Örneğin Google’ın ve Google’da ilk sıralarda çıkmanın önemi değişmedi ve değişmeyecek. Dolayısıyla biz bundan 5 sene önce SEO konusuna nasıl kafa yoruyorsak bugün de, yarın da kafa yormaya devam edeceğiz.
Şimdi gelelim esas duruma… Evet SEO’nun önemi ve web yayıncılarının hayatındaki rolü hiç değişmedi hatta arttı ama Google sürekli algoritma güncellemeleri yapıyor yani kendi içerisinde sürekli değişiyor. Bu değişime nasıl ayak uyduracağız?
SEO’yu Güvenilir Kaynaklardan Takip Etmeliyiz
SEO dediğimiz arama motoru optimizasyonu konusu meraklısı çok olan ve fazlasıyla araştırılan bir konu. Hal böyle olunca pek çok vasıfsız ve bilgisiz pek çok insan sağdan soldan topladığı bilgilerle bizleri yanlış yönlendirip vakit, emek ve para kaybetmemize neden olabiliyor.
SEO konusunda öneri isteyen takipçilerime her zaman söylediğim şeyi bir kez de buradan hatırlatmak istiyorum. SEO ile ilgili yazılan her şeye inanmayın. Yalnızca sektörde tecrübeli şahısların ve ajansların yazdığı yayınları takip edin.
Ben de okuyucuların beklentileri doğrultusunda pek sık olmasa da SEO ile ilgili içerikler paylaşmaya çalışıyorum. Referans olarak da sektörün önde gelen yabancı sitelerini gösteriyorum. Fakat blogunu veya web sitesini arama motorlarında daha üst sıralara çıkarmak isteyenler SEO ile ilgili daha fazla bilgi edinmek hatta hizmet almak istiyorlar. Bu yüzden denk geldiğim SEO uzmanlarını ve SEO ile ilgili Türkçe içeriğe sahip siteleri buradan öneriyorum.
Doyurucu Ve Güncel SEO Makaleleri
SEO hakkında güncel bilgileri takip etmek isteyen arkadaşlara yeni tanıştığım SEO uzmanları; Emre Tonguç - Ahmet Uğur Ege ve siteleri seosozluk.com ile q5digital.com'dan bahsetmek istiyorum.
Kurumsal SEO Danışmanlığı yapan Emre Tonguç ve Ahmet Uğur Ege'nin bunun haricinde; Google AdWords, Sosyal Medya Pazarlama, Website Optimizasyon ve Ölçümleme konularında da şirketlere danışmanlık hizmeti vermektedir.
SEO Sözlük’te SEO başta olmak üzere AdSense, AdWords, Analytics, Wordpress gibi bloggerları ilgilendirecek pek çok konuda güncel makaleler yer almaktadır. q5digital.com ise profesyonel hizmet almak isteyenler için de çeşitli seçenekler mevcut.
2011 yılının Şubat ayında oluşturduğum Blog Hocam’da bugüne kadar ısrarla üzerinde durduğum ve sizlere anlatmaya çalıştığım bir konu vardı. Pazarlama…
21. yüzyıl yani dijital çağda artık pazarlama faaliyetleri de dijital ortama taşındı ve biz bloggerlar da dijital pazarlamada önemli bir aracız. Bizi takip eden, ne anlattığımızı önemseyen, önerilerimizi dikkate alan insanlar var. İşte bu durum da markaların iştahını fazlasıyla kabartıyor ve blogları pazarlama stratejilerinde önemli yerlerde konumlandırıyorlar.
Dijital pazarlamanın da kendi içinde farklı çeşit ve yöntemleri olsa geleneksel yöntemlerin yerini insanlara değerli içerik sunarak onları markaya bağlama yöntemi aldı. Bu da “Inbound Marketing”in yükselişi demek.
Inbound Marketing Nedir?
Inbound marketing kavramı size yabancı geldiyse veya ilk kez duyduysanız basitçe anlatmaya çalışayım.
Inbound marketing, bir markanın, hedef kitlesinin ilgisini çekecek, onları cezbedecek içeriklerle bu kitlenin marka veya ürün hakkında daha fazla bilgi almasını, onları potansiyel müşteriye çevirmeyi amaçlayan pazarlama yöntemidir.
Sanırım bu kısa ve basit tanımlama bile inbound marketingde blogların/bloggerların önemi hakkında ipucu vermiştir.
Türkiye’de Inbound Marketing?
Inbound marketing aslında internetin yaygınlaşması ve tüketicilerin değişen satın alma davranışları sonucunda ortaya çıkan bir yöntem. Nasıl mı?
Çok uzağa gitmeyin ve kendinizi düşünün. Bir elektronik eşya veya kozmetik ürün satın alacaksanız. Yapacağınız ilk şey ne? Google’a girip arama yaparak söz konusu ürün veya marka hakkında araştırma yapmak değil mi? Yani artık tüketici araştırıyor, bilgi sahibi olmak istiyor, güvenmek istiyor.
Türkiye’de pek bilinmeyen inbound marketingin yakın zamanda tüm markaların öncelikli pazarlama yöntemlerinden biri olacağını öngörmek zor değil. Şuan için Türkiye’de bu işi cidiye alan ve yatırımlarını bu yönde yapan tek firma Netvent. Kısaca bu firmanın yaptıklarından bahsetmek isterim.
Netvent Ve Inbound Pazarlama
Inbound Pazarlama alanında tüm süreçleri kapsayacak şekilde Türkiye'de hizmet veren ilk şirket olan Netvent, Ankara Hacettepe’de ve İngiltere Read ing’de bulunan ek ib i i le bu alana yönel ik Ar-Ge çalışmaları yapmaktadır. Ar-Ge çalışmalarından ve uluslararası partnerler inden elde ettiği tecrübe i le markalara danışmanlık hizmeti sağlamaktadır. Hubspot, Searchmetrics, Moz, ve LRT gibi dijital dünyanın saygın şirketleri ile sağladığı iş ortaklıkları sayesinde markalara global ve güncel dijital stratejileri oluşturabilmektedir.
Bu arada Netvent’in dijital pazarlama ile ilgili özgün ve oldukça kaliteli içerikler yayınladığı bir blogu da var. Biz bloggerlar için oldukça faydalı içeriklerin yer aldığı bu blogu takip etmenizde de fayda var.
Blog Yazmaya Devam
Inbound marketing çok kanallı bir pazarlama yöntemidir. Fakat şunu da herkes biliyor ki internette görünür olmanın en etkili yolu bloglardır. Bu yüzden bloglar inbound pazarlamada baş rolü oynar.
Markalar kendi bloglarında yayınladıkları içeriklerin yanı sıra hedef kitlesinin takip ettiği bloglarda da içerik yayınlatarak potansiyel müşterilerine ulaşmayı ve onları etkilemeyi hedeflerler. Bu durum bloggerlara 2 farklı fırsat yaratır.
1. Markalara veya onların pazarlama faaliyetlerini yürüten ajanslar blogunuzda içerikler yayınlamanızı ister. Bu da sizin için hem okuyucu kitlenize uygun içerik hem de ekstra maddi kazanç demektir.
2. Markalar kendi blogları için daha fazla içerik üretmeye çalışacaklar. Bu durum kendi yazar kadrolarını kurmayı veya dışarıdan freelance yazarlar ile çalışmalarını gerektirecektir. Kendini ispat etmiş bir blogger iseniz markalar sizinle çalışmak için can atacak, karşılığında maddi olarak sizi tatmin edeceklerdir.
Kişisel veya amatör bloglarla internetin büyülü dünyasına giriş yapan kullanıcılar bir süre sonra bu büyülü dünyadaki gelişmelerin ve fırsatların farkına vararak blog yazarlığını ileri boyutlara taşımak istiyorlar. Girişimcilik, hemen her blog yazarının ilgisini çekmeye başlıyor ve başta e-ticaret olmak üzere fikirleri dahilinde pek çok farklı konuda projeler denemeye başlıyorlar.
Benim de kafamda pek çok dikey e-ticaret sitesi fikri var. Fakat bu iş öyle hazır bir script, domain ve hostingle olacak bir iş değil. Gerek dünyadaki gerek ülkemizdeki e-ticaret sektörünü iyi bilmek, araştırmak, takip etmek, diğer girişimlerden dersler çıkarmak gerekiyor ki ticaret hacmi gittikçe artan e-ticaret sektöründe kaybolup gitmeyelim. Bu sebeple e-ticaret temalı blogları takip etmeniz oldukça faydalı olacaktır. Bu yazıda da Türkçe içerikli yayın yapan ve e-ticaret konusunda faydalı içerikler paylaşan bir blog olan Eticaret Günlüğü’nden bahsetmek istiyorum.
Blogu ziyaret ettiğinizde Türkiye ve dünyadan e-ticaret haberleri, basın bültenleri, e-ticaret sitesi sahipleri ve amayı düşünenler için faydalı bilgiler ve özel dosyalar bulabilirsiniz.
Girişim Meraklısı Bloggerlar İçin Güzel Bir Örnek
Eticaret Günlüğü aslında bir blogdan daha fazlası. 3 ana bölümden oluşan bir web girişimi diyebiliriz. Şöyle ki;
1. Yukarıda da bahsettiğim gibi eticaret dünyası ile ilgili pek çok bilgi ve içerik barındıran blog.
2. Eticaret firmalarının listelenerek tanıtımlarının yapıldığı markalar bölümü. E-ticaret sitesi sahipleri firma ekle bölümünden burada yer alabilirler.
3. Çeşitli e-ticaret sitelerinde ve arkaların online mağazalarından yapacağınız alışverişlerde kullanabileceğiniz indirim kuponu ve hediye çeklerinin yer aldığı kupon bölümü.
Gördüğünüz gibi E-ticaret konusuna ilgi duyan bir kişi blog yazmanın yanı sıra ilgi duyduğu konu olan e-ticaret ile ilgili fikirler geliştirerek kendi projelerini hayata geçirebiliyor. Siz de ilgi duyduğunuz konuyla ilgili blog yazmanın dışında geliştireceğiniz çeşitli fikirleri blogunuzla entegre ederek bir web girişimcisi olabilirsiniz.
Bloggerlara Ek Gelir Kazandıracak İçerik Ağı
Eticaret Günlüğü’nün markaları ve blogları buluşturduğu bir içerik ağı var. İçerik ağına katılarak Eticaretgunlugu.com aracılığıyla sizlere sunulan reklam tekliflerini blogunuzda yayınlayarak hem sitenize içerik sağlar hem de kazanç elde edersiniz. İçerik ağına katılmanın avantajları kısaca şöyle:
1- Eticaretgunlugu.com içerik ağında yer alan web site ve bloglar ücretsiz olarakmarka sayfasına sahip olurlar.
2- Eticaretgunlugu.com üzerinde görünürlük elde edersiniz. Özgün içerikleriniz editörlerimiz tarafından değerlendirilerek ilgi çekici içeriklere linkli yayın ile eticaretgunlugu.com üzerinde yer verilir. Bu sayade sitenize trafik sağlarsınız.
3- Eticaretgunlgu.com tarafından size sunulan reklam tekliflerini değerlendirerek düzenli kazanç elde edersiniz.
4- Sunulan reklam tekliflerine katılıp katılmama hakkınız, siz de saklıdır. Dilediğiniz tekliflerde yer alabilirsiniz.
5- Kazançlarınız için limit beklemek zorunda kalmazsınız. Katılacağınız her teklif için raporlama ve inceleme işleminin tamamlanmasından hemen sonra hızlı bir ödeme alırsınız.
!!! Eticaretgunlugu içerik ağında yer alarak tekliflerden faydalanmak için şu sayfada yer alan kodları blogunuzda görünür bir yere ekledikten sonra devamındaki iletişim formunu kullanarak başvuru yapabilirsiniz.
Eğer bloguyla gurur duyan, onu herkesin duymasını isteyen, bloggerlığı ciddiye alan ve bir blogger fenomeni olmak isteyen biriyseniz bu yazı tam size göre…
Aşağıda tanıtacağım siteyi kullanarak blogunuza özel çeşitli matbaa ürünleri oluşturabilecek ve bu sayede offline yani gerçek hayatta da blogunuzun tanıtımını profesyonelce yapabilecek, markalarla çalışma fırsatları yaratabileceksiniz.
Matbuu.com Nedir?
Matbuu.com ; yüz yüze yürüyen ve gelenekçi bir meslek olan matbaacılığı internet ortamına taşıyarak daha hızlı ve daha ekonomik hizmet almanızı sağlayan bir internet sitesidir.
Matbuu.com’da kartvizit, broşür, davetiye gibi baskılı ürünlerin yanı sıra, dijital baskıdan, uv baskıya kadar, promosyon ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesinde baskı hizmeti mevcut. Her üründe ihtiyaca yönelik baskı seçenekleri ve teslimat süreleri gibi çok sayıda seçenek sunarak, istediğiniz ürünün baskısını tedarik etmenizi sağlıyorlar.
Peki bloggerlar matbuu.com’dan nasıl faydalanabilirler?
- Kartvizit
Yapabileceğiniz en temel ve en mantıklı şey bir blogger olarak kartvizit sahibi olmaktır. Profesyonel bloggerların kartvizit kullanımı dünyada çok yaygın. Neden sizin de bir kartvizitiniz olmasın? Matbuu.com’da kendi kartvizitinizi hiç bir tasarım bilgisine ihtiyaç duymadan kolayca tasarlayabilir ya da hazır olan tasarımınızı bastırabilir ve tanıştığınız insanlara veya işbirliği yapma ihtimaliniz olan marka/firma yetkililerine verebilirsiniz.
- El İlanı / Broşür
Blogunuzu insanlara duyurmanın en kolay yollarından biri de el ilanları veya broşürler bastırmaktır. Bu broşürlere blogunuzu tanıtan kısa ama etkili yazılar yazarak, insanlarda merak uyandırabilir ve blogunuzu ziyaret etmelerini sağlayabilirsiniz.
- Bloknot
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin hiçbir şey kağıt kalemin yerini alamadı, alamayacak. Hangimiz evde, ofiste, okulda vs. hangimiz küçük not defterleri, bloknotlar, ajandalar kullanmıyoruz ki? Blogunuzun logosu, adresi, iletişim bilgilerinin yer aldığı not bloknotlara sahip olmak güzel olmaz mıydı? Üstelik unları çevrenize hediye ederek blogunuzun tanıtımını da etkili bir şekilde yapabilirsiniz.
- Ve Diğerleri
Blogunuzun tanıtımı için yukarıda bahsettiğim temel ürünlerin dışında antetli kağıt, ajanda, defter, kişisel kitap, sticker, magnet, kitap ayracı gibi ürünlere de blogunuza özel tasarımlar yaparak tanıtım amaçlı dağıtabilir veya düzenleyeceğiniz blog çekilişlerinde hediye olarak verebilirsiniz.
“Herkesin bir matbaası oldu!” sloganıyla yola çıkan Matbuu.com’u benim gibi ofis veya özel ihtiyaçlarınız için de kolaylıkla kullanabilir, matbaa ve ajans arama derdinden kurtulabilirsiniz.
Üstelik grafik tasarımcıysanız Matbuu.com’da kendinize bir mağaza açarak tasarladığınız ürünleri sergileyebilir, bu tasarım kullanılarak yapılan alışverişlerden gelir elde edebilirsiniz. Detaylar için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Blogunu yeni kuran veya bir süredir blog yazmasına rağmen istediği hite ve takipçi sayısına ulaşamayan bloggerlar kısa sürede bu sayıyı yükseltmek istiyorlarsa ellerini ceplerine atarak popüler sitelerde tanıtımlarını yapmalı veya Google AdWords’ü kullanarak reklam vermeliler. Fakat ne yazık ki bu iki yöntem oldukça maliyetli olabilir. Peki benzer etkiyi benzer sürede daha düşük maliyetle elde etmenin yolu var mı? Kesinlikle evet! Çekiliş düzenlemek…
Çekiliş Düzenleyerek Neler Kazanırsınız?
- Çekilişe katılan bloglardan backlink kazanacaksınız. Bu sizin arama sonuçlarındaki performansınızı olumlu etkiler.
- Sosyal medyada bol bol tweet ve like kazanacaksınız, hesaplarınızın takipçi sayıları artacak.
- Çekilişe katılan bloglarda blogunuzun tanıtımı yapılmış olacak. Kısa sürede çok fazla hit alacak, takipçi kazanacaksınız.
Peki Tüm Bunlar Nasıl Olacak?
Yukarıda bahsettiğim şeyleri kazanmak için dikkat etmeniz gereken 2 husus var. Birincisi çekilişe katılım şartları, ikincisi ise dağıtılacak hediyeler.
Çekilişe katılım şartlarını zorlaştırmamalısınız ki katılım yükse olsun. Eğer bu çekilişi backlink, hit ve takipçi kazanmak için yapıyorsanız katılım şartlarını şöyle belirleyebilirsiniz:
* Katılım için blogda çekiliş duyurusu yayınlamayı zorunlu kılarsınız. Duyuru metnini de siz yazarsınız. Böylece katılımcı bloglardan backlink almış olursunuz ve duyuru metninin yayınandığı her blogun takipçileri blogunudan ve çekilişten haberdar olur.
* Sosyal medya blogunuzdan daha çok bahsedilmesini ve takipçi sayınızı arttırmak istiyorsanız hesabınızı takip edip çekiliş postunu beğenen ya da tweetleyen kişilere ekstra +1 çekiliş hakkı verirsiniz.
Çekiliş süresince göreceksiniz ki kısa sürede ziyaretçi sayınızda büyük bir artış olacak.
Çekilişte Ödül Olarak Ne Verilebilir?
Çekilişe her yaştan, meslekten ve sosyal statüden insanın katılabileceğini göz önünde bulundurduğumuzda en uygun ödüllerin hediyelik eşyalar olduğunu söyleyebilirim. Bunun için pek çok seçeneği uygun fiyata bulabileceğiniz bir hediyelik eşya sitesi olan hediyesepeti.com’u öneririm. hediyesepeti.com’da herkese hitap eden ürünler olduğu gibi özel bir kitle veya gün için yapacağınız çekilişlerde verebileceğiniz ürünler de mevcut. Örneğin;
LG G4,F 1.8 diyafram aralığı ve 16 MP kamera özelliği ile düşük ışık ve portreler için ideal olan ultra-parlak lensi kullanarak muhteşem netlik ve ayrıntı ile parlayan harika-profesyonel görünümlü fotoğraflar çekin.
G4'ün teknolojinin son harikası, kızılötesine duyarlı renk spektrum sensörü, bir fotoğrafın çekilmesinden bir kare önce tüm görünür ışığı analiz eder ve ölçer ve bu sayede bir fotoğrafın renklerinin düşük ışık koşullarında dahi doğal ve canlı görünmesini sağlar. Aydınlık ve karanlığı ayarlayan kamera ayarlarını düzenleyerek her anı bir sanat eserine çevirin, hareketleri daha hızlı dondurun ve daha iyi düşük ışıkta fotoğraf çekin. G4'ün lazer otomatik odaklanma özelliği ve kamera titremesini azaltan gelişmiş bir görüntü sabitleyicisi olan OIS 2.0 ile hızlı ve net fotoğraflar çekin.
Mükemmel selfie'yi yakalamak için ideal olan bu sınıfının en yüksek kalitesine sahip 8 MP ön kamera, LG'nin eğlenceli ve kullanımı kolay Hareketle Çekim ve Tanıma özelliklerini barındırıyor.
IPS Quantum Ekran, zengin ve orijinal renklerde ve şaşırtıcı düzeyde aslına uygun yüksek kontrastlı canlı görüntüler üretir. Ayrıca, ekranın gün ışığında kolaylıkla görünür olmasını sağlamanın yanı sıra, pürüzsüz ve hızlı tepki sağlayan In-cell Touch Display teknolojiden de yararlanır.
Sanatsal bir hassasiyetten esin alan G4'ün birinci sınıf arka kapakları metalik gri, seramik beyaz, parlak altın ve buğday deri şeklinde sunulmaktadır. Şık renkli arka kapaklar, dokusal olarak işlenmiş diziler şeklinde ayırt ediciliğe sahiptir ve deri seçenekleri, özel iplikle dikilmiş bir dizi ayırt edici renk ve özellik ile sunulmaktadır.